menüler
KAYSERİ HAVA DURUMU

GIDA OKURYAZARLIĞI KAVRAMINA GİRİŞ

Prof. Dr. Elçin Balcı
Prof. Dr. Elçin Balcı
31 Temmuz 2021, Cumartesi

Ufak bir soru sorarak başlayalım bu haftaki yazımıza.. Bir marketten ürün aldınız güvenli ve sağlıklı olup olmadığını anlayabilir misiniz? Genellikle araştırmaların ortak sonucu olan; ürün seçerken son kullanma tarihine, fiyatına ve markasına bakmak yeterli midir? Gıdaları hazırlarken doğu şekilde pişirmeyi biliyor musunuz? Marketten aldığınız ürünlerde herhangi bir sorun tespit ederseniz nereye bildirmeniz ve gerekirse şikâyet etmeniz gerekir? Bunun için bir Alo hattı var mı acaba? Güvenli gıdaya erişmek için sorumluluk sadece üretici ve satıcıda mıdır? Biz tüketicilerin de bilgili ve bilinçli olmak gibi bir sorumluluğu yok mudur? Bilinç düzeyimizin yükselmesi için yani gıda konusunda okuryazarlık ve farkındalığımızın artması için neler yapmalıyız? Uygun olmayan gıda tüketiminin yol açacağı sağlık sorunlarının önüne geçmek için neler yapılabilir? Yazının kısaca bu hususlara dikkat çekmesini umuyorum. Ve yine en temel kavramlarıyla tanımlar üzerinden konuyu açıklamayı hedefliyorum.

Biliyoruz ki büyüme ve gelişmemizin temelinde sağlıklı gıdalarla beslenmenin yeri önemlidir. Beslenme şekli insan sağlığını direk etkileyen faktörlerdendir. Çocukluk yaş grubundan itibaren kazanılan beslenme alışkanlıkları ve beslenme öğeleri, obezite ve kronik hastalıklara ve hatta çeşitli kanserlere yol açabilmektedir. Tüketilen gıdalar bu hastalıkların önlenmesi için risk faktörü olarak da tanımlanabilmektedir.

Günümüzde tüketilen gıdaların çoğu endüstriyel şartlarda, fabrikasyon ürünler olarak hazır hale getirilip sofralarımıza ulaşmaktadır. Tüketiciler, bu gıdaların üretimden itibaren tüketime kadar geçtiği aşamalar, ne gibi katkı maddelerinin eklendiği, hangi koruyucuların kullanıldığı, gıdadan çıkarılan şeylerin olup olmadığı, renk boya ve aromatik maddelerin varlığı, soğuk veya sıcağa dayanıklı hale getirilmesi için yapılan özel işlemlerin olup olmadığı gibi pek çok bilgiden habersizdir. Kulaktan dolma bilgiler, medya haberlerinin ve reklamların yanlış ve yanlı yorumlanmaları gibi pek çok faktör nedeniyle de tüketiciler için belirsizlik durumu kaygıya yol açabilmektedir. Kendi sağlıkları ve/veya bakımından sorumlu oldukları kişilerin sağlıkları için endişeye düşüren bilinçsiz yaklaşımlar sonucunda da gerçekten istenmeyen durumlar yaşanabilmektedir. Bununla beraber endüstriyel gıdalara karşı “sağlıklı ürünler” denerek üretilip “organik” başlığı ile “katkısız”, “doğal” gibi isimlerle piyasaya sürülen gıdalarla da ciddi şekilde bütçelerimizi zorlayan ürünlere teşvik edilmeye çalışılarak beslenme alışkanlıkları da ticari yaklaşımlarla manüple edilebilmektedir.

Gıda okuryazarlığı; gıdayı kullanma bilgi ve becerilerinin hepsini içeren yeni geliştirilen bir terim olarak karşımıza çıkmaktadır. En çok bilinen tanımı ile gıda okuryazarlığıtemel olarak gıdanın doğasını ve bizler için ne kadar önemli olduğunu anlayabilme, gıda hakkında bilgi edinebilme, işleme, analiz etme ve kullanabilme yeteneğidir”. Gıda okuryazarlığının girişim, planlama ve yönetme, seçme, gıdanın nereden geldiğini bilme, hazırlama, yeme, beslenme ve dil gibi sekiz bileşeni olduğundan söz edilmektedir.

Özellikle gelişmiş ülkelerin en ciddi sağlık sorunları haline gelen obezite, kronik hastalıklar ve kanserlerle mücadele programlarında ele alınan temel önleyici faaliyetler, çocukluk yaş grubundan itibaren doğru beslenme alışkanlıkları kazandırmak kadar kişilerin gıda okuryazarlığı düzeyini yükseltecek çalışmalara da öncelik vermektedir. Doğru gıdaya ulaşma ve gıdayı doğru kullanma yeteneklerini geliştirmek için yapılan eğitimler gıda okuryazarlığının bir parçası olarak düşünülmektedir. Her gün onlarca yenisi raflarda yerini alan endüstriyel gıdanın seçimi ve tüketimdeki sorumlulukları, sağlıksız bir gıda ile karşılaşıldığında neler yapması gerektiği ile ilgili bilincin geliştirilmesi için yapılacak eğitim ve bilinçlendirme faaliyetleri ile gerçekleşebilecek hastalıkların ve ölümlerin önüne geçilmesinde etkili olacaktır. Yaşam şeklinin düzeltilmesine dair eğitimlerle beraber gıda okuryazarlığı seviyesinin artırıldığı müdahalelerin de önleme programlarında yeri tartışılmazdır. Ayrıca önemli bir konu da; bizim gibi geleneksel modelde toplumsal cinsiyetçilik rolü gereği ev içinde ve mutfakta kadın hâkimiyeti olan ülkelerde yemek hazırlama, çocuk ve yaşlı beslenmesi, besin hazırlama gibi rolleri nedeniyle kadınların gıda seçimi, kullanımı ve sunumunda karar verici rolü olmasıdır. Ve bilinen haliyle kadınlar çocukların beslenmesinde olduğu kadar her konuda çocuk eğitiminden de birincil görevli kişiler olarak çalışmaktadır. Yani gıda okuryazarlığının artırılmasındaki en öncelikli hedef kitle kadınlar olmalıdır. Böylece kadınların bu konularda kazanacağı bilgi ve bilinç ile doğru gıda seçme, hazırlama, sunuma hazır hale getirme ve sağlıklı şekilde tüketme düzeylerini artıracak, dolayısıyla da gıda ile ilişkisi kurulmuş hastalıkların önlenmesinde hızla yol alınacaktır. Ve öğrendiklerini çocuklarına aktaran anne sayesinde kuşaklar boyu doğru bilgi ve uygulamalar da hayatımızdaki yerini alacaktır.

Burada bahsedilmesi gereken temel kavramlardan biri de “Gıda güvenliği”dir ve “gıdanın üretimden tüketim aşamasına kadar olan süreçte kendine has özelliklerini kaybetmemesi ve sağlık açısından bir risk oluşturmaması”nı ifade eder. Minimal düzeyde risk taşıyan ve sağlık açısından tüketilmesine bir sakınca olmayan gıdalar “güvenli gıda” olarak tanımlanabilir.

Gıdaların tüketime kadar geçen sürede taşıdığı riskler üç grupta toparlanabilir. Fiziksel riskler; plastik, taş, toprak vb. gibi maddeler bulundurmasını, kimyasal riskler; toksinler, ağır metaller, ilaç kalıntıları içermesini, biyolojik riskler ise virüs, bakteri, parazit gibi etkenlerle kirlenmeleri ifade eder. Ülkemizdeki pek çok araştırmada katılımcıların çoğu gıda güvenliği kavramını hiç duymadığını ifade etmektedir. Veya uygun olmayan sağlıksız bir gıda veya ürünle karşılaşıldığında ne yapmaları gerektiğini bilmemektedirler.

Türkiye’de tüketicilerin gıda ürünleri konusundaki şikâyet ve taleplerini değerlendirmek üzere Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından “Alo 174 Gıda Hattı” oluşturulmuş ve 14 Şubat 2009’da hizmete girmiştir. Bu birim kurulduğu zamandan beri tüketicilerin ihbar ve şikayetlerini değerlendirip destek vermektedir.

Halkın gıda okuryazarlığı konusunda temel kavramlar konusunda eğitilmesi, gıda tüketiminde üretimden hazırlanmasına kadar geçen süreç için kişilerin bilinçlendirilmesi sağlıklı toplumlar yetişmesinde etkili olacaktır. Ve obezite, bazı kanserler gibi beslenmeyle direk ilişkisi bilimsel olarak gösterilmiş hastalıkların önlenmesinde başarıyı artıracaktır.

Genel okuryazarlık düzeyimiz ve sağlık okuryazarlığı düzeyimizin artması kadar gıda okuryazarlığı düzeyimizin de artması ve artırılması dileğimle…

En Çok Okunan Yazıları

DİĞER YAZILAR
    Copyright 2016-2019
    Kayseri Anadolu Haber Gazetesi
    Kayseri Haber, Son dakika Kayseri haberlerini buradan takip edin. En son kayseri haberleri Kayseri Anadolu Haber'de.

    Sitede kullanılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Yazı ve meteryaller hiçbir şekilde kullanılamaz!

    Künye

    Yazarlarımız

    İletişim

    Adres

    Sahabiye, Ahmet Paşa Cd. No:7, 38010 Kocasinan / Kayseri

    Telefon

    +0.352 222 51 13 - 14

    Email

    kayserianadoluhaber@msn.com
    Copyright 2016 - 2019 Tüm Hakları Saklıdır