menüler
HAVA DURUMU

GENÇLER VE BEYIN DETOKSU

İsa ALTUN
İsa ALTUN
07 Ağustos 2019, Çarşamba
Bağımlı yakını soruyor: ‘ Evladım, yaşadığı stres, kaygı
ya da psikolojik sorunlar karşısında ne yapmalı? ‘
diye. Ebeveynler arasında yaygın bir görüş vardır
ergenler için ‘ O henüz daha çocuk. Ne gibi bir
derdi olabilir ki? Zaten her ihtiyacını karşılıyoruz.’ Oysa
bilimsel araştırmalar gösteriyor ki, gençler acılarını,
üzüntülerini, sorunlarını çok derin yaşıyorlar. Yaşadıkları
o acılı süreçleri maalesef çevresiyle paylaşamayan
ergenlerin sayısı da çok.
Artık dayanamadığınız ve bir çıkış yolu bulmak için
çabaladığınız ama çaresizlik içine düştüğünüz oldu
mu? Peki, tüm bu çıkmazın başladığı yeri hiç merak
ettiniz mi? Fiziksel ve zihinsel olarak yorulmanızın
sebebi sizce olaylar mı yoksa olayların yükünü
bıraktığımız depo olan beynimiz mi? Olayların
başlayıp bittiği yerin beyin olduğunu ifade eden
Reem Nöroloji Merkezi Kurucusu Nörolog Mehmet
Yavuz, beyin detoksu hakkında önemli bilgiler veriyor.
Hepsinin beyinde bir karşılığı var
Stres, hastalıklar, zorluklar ve üzüntüler ve hatta
mutluluklar… Hepsinin beyinde bir karşılığı vardır.
Beyin, yaşanan tüm bu gelişmeleri, olaylara göre
değil olaylara yüklenen anlamlara göre belirler.
Dolayısıyla nasıl düşünürsen o şekilde gelişir bir klişe
değil, beynin çalışma anlayışıdır. Bu noktada beynin
yüklendiği ağırlıklardan kurtulmasını sağlamak için
detoks gerçek bir yenilenme yöntemidir. Bir arınma
prensibi olan detoks, beden için uygulandığı gibi ruh
ve beyin için de kolaylıkla uygulanabilir.
Beyin detoksu ne işe yarar?
Bugün sizi siz yapan her şey, deneyimleriniz,
yaşadıklarınız belki pişmanlık duyduklarınızdır. Beyin
detoksu, tüm bu yaşanmışlıkları silmek, yok etmek
demek değildir. Aksine tüm yaşananlara rağmen bir
değişim başlatmak ve hayata yeni bir yön vermektir.
Olumsuzlukların etkilerini yönetebilmek için iyi bir
araçtır. Bir çeşit resetlemek olan beyin detoksu,
olaylara yüklediğimiz anlamları değiştirmektir.
Beyin detoksu nasıl yapılır?
Beyni yönlendirebilmek için öncelikle beynin
kumandasını elinize almanız gerekir. Bu noktada kendi
beyninize ne kadar hakim olduğunuz çok önemlidir.
Çünkü direksiyonu sizde olmayan bir arabanın
kontrolü nasıl ki sizde değilse beyninizin de kontrolü
siz de olmayacaktır. Peki, bunun için ne yapılabilir?
Öncelikle yaşadığınız ne varsa iyi ve kötüsüyle birlikte
inkar etmek yerine kabullenin. Kabullendikçe olayların
daha kolay aşıldığını göreceksiniz.
Beynin yükünü azaltın ve affedin
Beyin detoksunun bir diğer adımı ise affetmekten
geçer. Sizi en çok yoran ve zihninizi meşgul eden
olayları anımsayın. Küslüklerin ve kavgaların
omuzlarınızda nasıl da yük yaptığını ve tıpkı bir pranga
gibi hissettirdiği ağırlıkları düşününün. Hepsinden
kurtulmak için atmanız gereken ilk adım affetmekten
geçiyor. Geçmişin yüklerinden kurtulmak için daha
fazla beklemek yerine hemen şimdi harekete geçin.
Olumsuz cümleleri hayatınızdan çıkarın
Daha önce belirttiğimiz gibi beyni yoran olaylar değil,
olaylara yüklenen anlamlardır. Bu noktada olumsuzluk
hayatınızdan çıkmadıkça beyninizin rahatlaması
mümkün değildir. Dolayısıyla olaylara dolu tarafından
bakmayı öğrenmek zorundayız. Bunun için olumsuz
düşünceleri uzaklaştırmalı, negatif genellemeler
yapmaktan kaçınmalısınız. ‘Hayatım çok kötü gidiyor’
demek yerine inanarak ‘Hayatımda güzel gelişmelere
ihtiyacım var’ diyebilirsiniz.
Beyindeki bilgi kirliliğini azaltın
Gün içinde binlerce iletiye maruz kalıyor ve yıllar
içinde beyni bir ileti çöplüğüne çeviriyoruz. Bu
noktada yapılması gereken beyindeki bilgileri
kategorize etmek. Edinilen bilgileri tıpkı resim çeker
gibi beyne göndermek ve asıl önemli konuları bilgi
kirliliğinden korumak amacıyla albüme koymak
gerekir. Bunun için bilgileri hatırlayabilecek bir şeyle
eşleştirin ve bu şekilde hafızanıza iletin. Aksi takdirde
öğrenilen her bilgi hızla unutulup hafızadan silinebilir.
Böyle bir sistemi beyinde oluşturabilmek içinse beynin
kapasitesinin geliştirilmesi gerekir.
 Beyne jimnastik yaptırmaya ne dersiniz?
Beynin kapasitesini arttırmak için çeşitli egzersizler
mevcuttur. Ancak işin temeline inildiğinde beslenme
ve fiziksel sporun beynin kapasitesindeki belirleyici rolü
ortaya çıkmaktadır. Bu noktada çok iyi ve dengeli
beslenme özellikle de kahvaltı atlanmamalıdır. Hazır
ve paketlenmiş gıdalar yerine doğal yiyecekler
tercih edilmelidir. Bunun yanı sıra fiziksel spor ihmal
edilmemeli, hareketsizliğe teslim olunmamalıdır.
Beynin kapasitesini arttırmak için yapılması gereken bir
diğer adım ise bol bol okumaktır.
 Bu noktada kitap okumayı, araştırmayı fırsat buldukça
yapmayın. Okumak, araştırmak, ufkunuzu geliştirecek
yeni bir pencere açmak için fırsat yaratın. Mutlaka
bir hobi edinin, kendiniz için ilgi alanları oluşturun.
Zihninize taklalar atlatacak sudoku ve bulmacalar
çözün, zeka oyunları oynayın

En Çok Okunan Yazıları

DİĞER YAZILAR
    Copyright 2016 Tüm Hakları Saklıdır