menüler
HAVA DURUMU

Doğal da Olsa Hepsi Öldürür

İsa ALTUN
İsa ALTUN
13 Ağustos 2018, Pazartesi
Uyuşturucu madde suiistimalinde satıcıların en çok kullandığı yöntemlerin başında ‘Ottur, zararı yoktur’ algısı oluşturuluyor. Gençleri bu şekilde tuzağa düşürüyorlar. Bu konuda başta aileler ve toplumun tüm katmanları çok dikkatli olmak zorunda. Doğal da olsa hepsi uzun ya da kısa vadede öldürür. Doğadaki bazı bitkilerden elde edilen otlar; madde haline getirilmektedir. Bir örnek vermek gerekirse; içlerinden en yaygın kullanımı olan esrardan söz edebiliriz. Esrar, cannabissativa isminde bir hintkeneviri bitkisinin kahverengi / yeşil çiçeklerinden, yapraklarından, sap ve tohumlarından oluşmaktadır. Hintkeneviri ya da kenevir otundan meydana gelir. 
 
İsmini sıklıkla "haşiş" veya "afyon haşhaşı" şeklinde de duyabiliriz. Ancak "haşiş" ve "afyon haşhaşı" aynı familyadan olmasına rağmen birbirinden farklı bitkilerdir. Kullanıcılar arasında "joint", "marijuana" "ot" gibi isimleri de vardır. 
 
Doğal maddelerden bahsederken, bunların bağımlılık yapmadığına dair yanlış inanışlara değinmekte de fayda vardır. Doğal olması, bu maddelerin bağımlılık yapmadığı anlamına gelmez!
 
Araştırmalarda, esrar kullanımının fiziksel ve psikolojik bağımlılık yaptığı görülmektedir. Yapılan bir çalışmada, esrar kullanıcılarının %35'i çok istedikleri halde esrarı bırakamadıklarını, % 24'ü esrar kullanımları yüzünden yaşadıkları sorunlara rağmen kullanmaya devam ettiklerini ve % 13'ü esrar tüketimlerini kontrol altında tutamadıklarını bildirmişlerdir. Araştırmaya katılan kullanıcıların % 20'si, esrar kullanmadıkları zaman aşırı huzursuzluk ve gerginlik hissettiklerini ifade etmişlerdir.
 
Esrar ve türevi doğal maddelerin bağımlılık potansiyeli olarak orta derecede olduğu için, bağımlılığın gelişmesi geç olabilmektedir. Ancak bu bağımlılık yapmadığı anlamına gelmez. Bağımlılık riski kullanıma bağlı olarak artmaktadır. Haftada birkaç kez ve uzun süre esrar kullananlarda bağımlılık görülme sıklığının % 57 ila 92 arasında değiştiği saptanmıştır. Madde bağımlısı bireylerde esrar kullanıcıları hiç kullanmayanlara oranla 140 kat daha fazla madde kullanmaya meyillidir. Mesela bu doğal maddelerden biri olarak sayılan afyon da doğal bir maddedir ve şiddetli bağımlılık yapmaktadır.
 
Özetle doğal olsun veya olmasın, maddeler bağımlılık yapar. Bir maddenin doğal olması, bağımlılık geliştirmeyeceğini göstermez! 
 
Okuyucumuz soruyor:’ İyileşmek için sadece maddeyi bırakmak yeterli midir’ diye? Yedam merkezi bu konuda şu görüşlere yer veriyor: ‘İyileşmek için maddeyi bırakmak ilk adımdır ancak tek başına yeterli değildir. İyileşmek, değişmeyi gerektirir. Kişinin kendinde ve hayatında değiştirmesi gereken şeyler vardır.
 
Bağımlılık, kişide bir süreç içinde gelişir. Nasıl ki bağımlılığın gelişmesi için bir süreç gerekiyorsa, bağımlılıktan kurtulmak da bir değişim süreci gerektirir. İnsanlar en çok bu noktada tedaviden korkarlar. Çünkü değişim, korkutur. Kişiler, davranış biçimlerini değiştirmek zorunda kaldıkları noktada, geri adım atabilirler. Bu noktada, kişileri değişime yönelik motive etmek gerekir. Motivasyon süreci, tedavinin önemli bir parçasıdır.
 
Kişinin, değişim sürecine girmeden sadece maddeyi bırakması ve uzaklaşmaya çalışması geçici çözümler getirir. Kalıcı olarak bir çözüm getirmez. Bağımlı ailelerinden sıkça duyulan, "1 ay bırakmıştı ama sonra tekrar başladı" gibi cümleler, tam olarak bununla ilgilidir. Kişi, maddeyi bıraktığı zaman, bütün süreç tamamlanmış gibi davranır, ancak asıl önemli olan tekrar başlamamak için sarf edilen çabadır. 
 
Bağımlılıkta iyileşmenin ilk süreci, kullanılan maddenin bırakılması ile vücudun arınmaya başlamasıdır. 
 
Maddenin bırakılmasını, maddeden uzak durma süreci izler. Maddeden uzak durmak her zaman kolay olmayabilir. Kişinin, hayatında büyük değişiklikler yapması gerekebilir. Örneğin; madde kullandığı ortamlardan uzak durmak, birlikte madde kullandığı arkadaşlarıyla görüşmemek, madde temin ettiği kişilerin ona ulaşmaması için telefon numarasını değiştirmek gibi günlük hayatını etkileyecek birçok değişiklik yapması gerekir. Bazen kişiler yaşadıkları çevreyi bile değiştirmeyi düşünebilirler.
 
Kişinin bu değişikliklere uyum sağlaması ve bunları sürdürebilmesi, tedavinin devamlılığı açısından çok önemlidir. Maddeyi bırakma sürecinde, maddeyi hatırlatacak en ufak bir durumdan bile kaçınılmalıdır. Çünkü kişi kendisi maddeyi bıraksa bile, beyni istemeye devam eder. Beynin isteklerine karşı koymayı öğrenene kadar, yapılması gereken şey; tehlikelerden uzak durmaktır.
 
İyileşme süreci, kişinin maddesiz bir yaşamla bütünleştiği ve değiştiği bir süreç olarak görülmelidir. Kişi kendini tanımaya ve anlamaya başlar ve madde kullanıma neden olan etkenlerin farkında olarak, bunları değiştirmeye çalışır. Aynı zamanda görülen ruhsal sorunlarıyla da baş etmeye başlar. Böylece, yaşadığı ruhsal sorunların çözümünü maddede aramaması gerektiğini öğrenir. Maddenin, kendisinde yarattığı etkileri öğrenir. Tekrar kullanmaya başlamaması için gerekli bilgi ve beceriyi kazanır. Beyninin madde isteğine karşı koymayı öğrenir. Böylece dış dünyaya kendini hazırlar, çünkü her zaman hayatında tetikleyici unsurlar ve riskler olacaktır.

En Çok Okunan Yazıları

DİĞER YAZILAR
    Copyright 2016 Tüm Hakları Saklıdır