menüler
HAVA DURUMU

Bu çocuklar bizim!

İsa ALTUN
İsa ALTUN
03 Ağustos 2017, Perşembe
Uzmanlar mobil oyun bağımlılığının şiddet davranışlarını tetiklediği konusunda aileleri uyarıyor. 
 
Aileler çocuklarının evde vakit geçirmesi için internet, bilgisayar gibi imkânları sağlayarak sokaktaki tehlikelerden onları korumayı düşünüyor. Oysa bu yaklaşım bambaşka tehlikelere yol açabiliyor. Yeşilay, Yönetim Kurulu Üyesi Klinik Psikolog Mehmet Dinç, çocukların bilgisayar başında, internet aracılığıyla aslında birçok tehdide karşı korunmasız kaldığına dikkat çekiyor. Hem oyunların içeriği nedeniyle şiddet davranışları normalmiş gibi algılanıyor, hem de çocuk tanımadığı kişilerle tanışarak istismar tehlikesi ile karşı karşıya kalıyor. Dinç, “Çocuğu bilgisayar yerine keyif alabileceği alanlara yönlendirmek, arkadaşlarıyla bir araya gelebileceği alanlar oluşturmaya çalışmak, bilgisayara yönlendirmekten çok daha doğru ve anlamlı” diyor.
 
Aileler çok dikkatli olmalı
 
Geçtiğimiz günlerde Rize’de bilgisayar oyunu bağımlısı bir gencin, sınıf arkadaşını ve kendisini bıçakladığı olayını örnek veren Dinç, oyunların çoğunlukla şiddet ve olumsuz davranışlar içerdiğini belirterek, bu oyunları uzun süre oynayan çocuklarda şiddetin olağanlaştığınıve yanlış rol modellere maruz kaldıklarını; gerçeklik duygusundan kopmalarıyla ileri safhalarda maalesef bu tip üzücü tabloların ortaya çıkabildiğini söylüyor. Rize’deki üzücü olayda gencin bağımlılık semptomlarının aile ve öğretmen tarafından da fark edilmediğini belirten Dinç; “Tablet, telefon ya da bilgisayardan kendisini almayana, arkadaş çevresinde asabi, sosyalleşemeyen, iletişim kuramayan çocuklar aslında bu davranışlarıyla çevreye uyarı işaretlerini veriyor. Aileler ve öğretmenler bu duruma dikkat etmeli ve gereken önlemleri almalı.” diyor. Olayın yaşandığı gün katil zanlısı B.K’nın cep telefonuna el koyan polis ekipleri, B.K’nın cep telefonunda özel şifreli bir sohbet programına tespit ediyor. İncelemelerini yoğunlaştıran polis ekipleri, söz konusu sohbet programının Türkiye’de 2 bin üyesi bulunan gizli bir Satanist örgütüne ait olduğunu tespit ediyor. Katil zanlısı B.K’nın geçtiğimiz ay Ankara’ya giderek bir süre burada kaldığı ve bu süre içerisinde örgüt yöneticileri ile görüştüğü iddia ediliyor. Okul arkadaşı Emir Taş’a yönelik gerçekleştirdiği eylem sırasında ise son derece soğukkanlı davranması ve aynı soğukkanlılıkla kendi karın bölgesinden iki defa bıçakladıktan sonra, boynunun sağ ve sol tarafında bıçak darbe atması da bu konuda eğitilmiş olabileceği iddialarını güçlendiriyor. Okulda satanist olduğunu söylemiş Katil zanlısı B.K’nın okulda bazı arkadaşlarına ve okulda görevli bir öğretmene satanist olduğundan bahsettiği, sosyal medya araçları üzerinden ise sürekli cinayetleri çağrıştırıcı paylaşımlar ve mesajlar paylaştığı da tespit edilmişti. B.K.’nın, sınıf arkadaşları arasında oluşturulan sohbet grubuna, ‘Boşa ümitlenmeyin sınav olmayacak, ertelenecek’ yazdıktan sonra, ‘Ben gelecekten geliyorum’ cevabı vermesi dikkati çekici. Yine olayın yaşandığı günün sabahında saat 05.35’de, ‘Kandan etkilenen korkan var mı?’ paylaşımı yapan
B.K., 07.16’da ise geldiği okulun fotoğrafını çekerek grupta ‘ha ha ha’ başlığı ile paylaştığı belirleniyor. Olayı gerçekleştiren 16 yaşındaki B.K.’nın, korku filmi serisi ‘Testere’ filmini konu alan ‘Testere’ oyunun bağımlısı olduğu ortaya çıkmış. Testere karakterine ait maskeleri takan katil zanlısı B.K.’nın çektiği fotoğrafları, sosyal medya hesabından paylaştı. “Çocukların hayatını aktivitelerle zenginleştirin” Dinç, ailelere düşen görevleri ise şöyle sıralıyor: “Ebeveynin bu noktada, kendisinin teknolojiyle olan ilişkisini sorgulaması lazım. Eğer ebeveyn olarak çocuklara rol model oluyorsak, kendi internet kullanımımızın ne kadar fazla olduğuna bakmamız gerekir. Eve gelir gelmez açılan bilgisayarlar, bitmek bilmeyen telefon kullanımı iletişimi zaten kısırlaştırıyor. Öncelikle aile içerisinde iletişimin kurulabiliyor olması, birlikte zaman geçiriyor olmak, birlikte geçirilen zamandan keyif alabiliyor olmak önemlidir. Birlikte zaman geçirmekten keyif alındığında, iletişimin güçlü olduğu noktada, teknoloji bir sığınak olarak görülmeyecektir.” Alternatif yaşam tarzlarının da oluşmasının bu bağımlılığın önüne geçeceğini belirten Dinç; “Çocuklarımızın hayatını aktivitelerle, sporla zenginleştirmeliyiz. Gerçeklik kırılmalarını yaşamadan çocuklarımıza sanal dünyadan çekmeli, gerçek dünyanın farkında vardırtmalıyız. Ailece yapılacak etkinlikler, arkadaşlarla geçirilecek vakit çocuğu bu tür tehlikelerden uzak tutacaktır. Bu konuda sivil toplum kuruluşlarına ve devlet kuruluşlarına da önemli görevler düşüyor.” şeklinde konuştu.
 
OYUN BAĞIMLILIĞINA KARŞI 7 ÖNERİ
 
Sevgi gösterin 
 
Koşullu mesajlar vermeden çocuklara saygı ve sevgi gösterilebilir. Çocuklarla aile,
akraba ve arkadaş ziyaretlerine gidilebilir.
 
Ziyaretlere giderken teknolojik cihazlar kesinlikle götürülmemelidir.
 
Kaliteli zaman geçirin
 
Küçük çocuklarla parklara ve spor merkezlerine, gençlerle sinema, tiyatroya ve maçlara gidilebilir. Birlikte kitap, gazete ve dergi okuma saatleri planlanabilir.
 
Oyun oynayın
 
Halıda, yerde ya da masada karşılıklı ya da eşli oyunlar oynanabilir.
 
İyi model olun
 
Anne-babalar diğer aile üyelerine davranışlarıyla örnek olabilir. 
 
Evde bilgisayar üzerinden yapılan işleri ve teknolojiyi ‘çok acil’ bir durum varsa bile belirli zaman aralıklarında ya da kısa süreli kullanmaya özen göstermelidirler.
 
Sınır koyun
 
Altı yaşından önce çocukları bilgisayar, laptop, tablet ve akıllı telefon ile tanıştırmamak gerekir. Altı yaşından sonra ise günde bir saat olacak şekilde yine anne ve baba eşliğinde eğitsel oyunlar ile zaman geçirmesi sağlanabilir
 
Sorumluluk verin
 
Çocukların yaşına uygun, ev içerisinde yapabileceği sorumluluklar verilebilir.
 
Takip edin
 
Çocuğun güvenli internet bağlantısı kullanması sağlanabilir. Aile çocuklarının arkadaşlarını yakından tanımalı ve internet kullanımını takip etmelidir.
 
SANAL OYUNLARIN NEGATİF VE POZİTİF ETKİLERİ
 
Pozitif etkileri
 
Mobil oyunları oynarken, çocuklar problem çözme becerisi kazanır ve algısı daha açık olur. Mobil oyunları oynamak, daha hızlı ve doğru kararlar almalarını gerektirir, böylece karar verme becerileri gelişir.Mobil oyunlar, yarıştığı rakipleri arasında en iyisi olmak için çocuğu pratik yapmaya daha çok zorlar.Oyun oynamak, oyun stratejileri tasarlamak ve kazanmak, çocuğa başarı duygusu kazandırır ve güvenini artırır. Negatif etkileri Saatlerce oyun oynamak obezite, uyku rahatsızlıkları, baş ağrıları, kuru gözler, karpal tünel sendromu (el bileği rahatsızlığı), kas hastalıkları ve aynı zamanda iskelet düzensizlikleri gibi risklerin artmasına neden olabilir. Sağlık üzerindeki diğer etkiler, kalp hızında artış ve yüksek kan basıncı olarak sayılabilir. Şiddet içeren mobil oyunlar ile agresif davranışlar arasında bir ilişki mevcuttur. İçinde çokça ateş etme ve öldürme eylemi bulunan oyunlara düşkünlük, çocuklarda öfke ve agresif davranışların artmasını tetikleyebilir.
 
Mobil oyunları oynayan ve sonunda bir şeyler kazanan çocuğun özgüveni artar. Bu oyunlar zorbalık, küfür etme, akranlara veya kardeşlerle kavga etme gibi eğilimlerin artmasına neden olur. Zamanının çoğunu mobil oyun oynayarak geçiren ve derslerini aksatan çocukların, zayıf bir akademik performans gösterdikleri, okula gitmek istemedikleri, hatta okulu bıraktıkları gözlemleniyor. Türk Telekom’a çağrımız var Türk Telekom’un başarılı CEO’su Paul Daony’e burada sevgi ve selamlarımızı sunmak istiyorum. Belki bir can kurtarabilmek adına kendilerine bir çağrımız var. Çocuklarımızı ve gençlerimiz elimizden alıp yok eden, yuvalara ateş düşüren, madde bağımlılığı suistimali sadece ülkemizin değil, tüm dünyanın ortak sorunu. Uyuşturucu ile mücadelede her şeyi devletten ya da hükümetten beklemek yerine hepimize büyük ödevler düşüyor. 24 yıldır bağımlılıkla mücadelede kalemimle mücadele verdim, bu alanda 5 kitap çalışması gerçekleştirdim. Öğrencilere, eğitimcilere ve ailelere yönelik seminerler düzenliyorum. Ailelerin bu konuda bilinçlenmesi adına haftada 2 gün Hilal Tv’de gündüz kuşağında ailelere yönelik Program yapıyorum. Bu konuda daha çok aileye ulaşma fırsatı da buluyoruz. Sadece ülkemizden değil tüm dünyadan bu konuda çeşitli sorular soruluyor. Uzmanlar eşliğinde de ailelere cevaplar veriyoruz. Türk Telekom’un sosyal sorumluluk projelerini destekleme alanında öncü bir kuruluş olması sebebiyle, gerçekleştirdiğimiz Programda daha geniş kitlelere ve ailelere ulaşmak adına daha verimli çalışma içinde olmak istiyor ve kurumsal desteklerini bekliyoruz.

En Çok Okunan Yazıları

DİĞER YAZILAR
    Copyright 2016 Tüm Hakları Saklıdır