menüler
HAVA DURUMU

Aile güçlenmeden başarı olmaz

İsa ALTUN
İsa ALTUN
02 Haziran 2016, Perşembe
Madde bağımlılığına karşı mücadelenin sadece ve sadece operasyonel Polisiye tedbirlerle yeterli olamayacağını sürekli gündeme getirmekteyiz. Bağımlılık içinde aile kavramının da olduğu çok bileşenli bir olgudur. Bireyi yetiştiren aile unsurunu görmezden gelemeyiz. Şu gerçeğin altını da çizelim. Madde bağımlılığı kader ya da utanılacak bir durum değildir. Madde Bağımlısı Yakınları bağımlılık illetine karşı kendi deneyimlerini ve tecrübelerini basın açıklaması yaparak kamuoyu ile paylaşıyorlar. 

Açıklamayı sizlerle paylaşmak istiyorum: Madde bağımlılığı hem bireyi hem de toplumun her kesimini etkileyen çağımızın en ciddi ve kapsamlı toplumsal sorunlarından biridir. Çünkü sorun yalnızca madde kullanan bireyi değil; o bireyin ailesini, toplumu ve giderek o toplumdaki kültürel yapıdan tutun da ekonomik işleyişe dek tüm toplumsal düzeni etkilemektedir. Şu an ülkemizde hem kamuda hem de özel kurumlarda yürütülen madde bağımlılığı tedavi süreçlerinde aile maalesef tedavi ve rehabilitasyon süreçlerine dahil edilmemektedir. Oysa ki bağımlılık tedavisinde hasta ve ailenin tedavi ekibiyle işbirliği içinde olması ve tedavi sürecine ailenin aktif olarak katılması tedavinin etkinliğini arttıracak olan en önemli husustur. 
  
Bir aile bireyinin madde bağımlısı olduğunun öğrenilmesiyle beraber, bütün ailede duygusal çöküşler, gündelik yaşamda kesintiler, maddi yük ve ilişkilerin gerginleşmesi, inkâr, yas, üzüntü, suçluluk, damgalanma korkusu, şaşkınlık, başarısızlık, utanç, rezil olma düşüncesi ve öfke patlamaları hakim olmaktadır. Ya bağımlıya çok fazla karışmak, toleranssız olmak, sıcak, anlayışlı bir tutumdan uzaklaşmak, kimi kez düşmanca bir tutum, aşırı eleştirel olmak ya da aşırı ilgi gösterip çok fazla koruyucu, kollayıcı olmak gibi her ailede farklı farklı davranışlar gözlenmektedir. Aile üyeleri genellikle böyle durumlarda sorunun doğası gereği, karar verme, bir eylem planı yapma gibi konularda zorlanmakta, bir fikir birliği içinde olamamakta ve genellikle bir uzmanın yardımına gereksinim duymaktadırlar.
  
Özellikle bağımlının, tedavi sonrasında yeniden şekillendirilmesi gereken yaşamına uyum sağlamasındaki süreçte aile, en önemli unsurdur. Buna karşın hem hastaların, hem de ailelerin yeterli bilgi ve donanıma sahip olmadıkları ve hastalıkla baş etmede bir çok sıkıntı ve güçlük yaşadıkları bilindiği halde tedavi süreçlerinde bu göz ardı edilmektedir. Bir çok istismar kapılarının aralanmasına sebep olan bilgisizliğin, en önemli sorunumuz olduğunu düşünmekteyiz. 

Dolayısıyla madde bağımlılığı tedavisinde, ailenin nasıl bir sorunla karşı karşıya olduğu ve bağımlı olan bireyle birlikte iyileşme sürecinde birbirlerine nasıl destek olmaları gerektiğine yardımcı olacak, ruhsal ve toplumsal zorluklarla nasıl baş edecekleri gibi birçok alanı kapsayan ciddi bir tedavi, terapi, rehabilitasyon ve eğitim sürecine dahil edilmeleri olmazsa olmaz bir zorunluluktur. Gerek denetimli serbestlik uygulamalarına, gerekse de bağımlının kendi isteğiyle başladığı tedavi süreçlerine ailelerin dahil edilmesi, gerekli mevzuat düzenlemeleriyle zorunlu hale getirilmelidir. Aile hekimlerinin bu tedavi süreçlerine dahil edilmeleri mutlaka değerlendirilmelidir. Çare arayışı en yakın olanaklardan başlıyor. Toplum, Aile Hekimlerinin böyle bir bilgiye sahip olmadığını düşündüğü için ilk adım olabilecek bu kurumlardan yardım istemiyor. Aile Hekimlerinin en basitinden, madde kullanımı sorunu ile karşılaşan aileleri NA (Adsız Narkotikler), AA (Adsız Alkolikler), NAR-ANON ve AL-ANON (Bağımlı Yakıları Aile Gruplarına) yönlendirmeleri bile bağımlı yakınlarının, Aile Hekimliği Kurumundan faydalanır duruma gelmesini sağlamış olur. 
  
Bağımlılık sorununa bakışımızı ve toplumsal politikalarımızı sorunun önemine ve gerçekliğine uygun hale getirebilmek için görmezden gelmek yerine tartışmak, öğrenmek ve el birliğiyle çözüm yolları üretmek için çaba sarf etmeliyiz. Bilgiye, tedaviye, rehabilitasyona ulaşmanın ve bu sorunu bir toplumsal kazanıma dönüştürmenin yollarını kolaylaştıracak bütünü kapsayan hukuksal mevzuatları acilen düzenlemek üzere TBMM de Uyuşturucuyla Mücadele Komisyonu kurulmalıdır. Bir toplumun geleceğinin inşa edildiği en önemli nokta, gençlik için alınan kararlar ve düzenlemelerdir. Bütün gençlerimizi ve geleceğimizi tehdit eden bu kimyasal terör karşısında toplumsal seferberlik halinde önleyici eğitim ve bütünlüklü tedavi, rehabilitasyon ve sosyal adaptasyon çözümleri üretemediğimiz, gerekli hukuksal düzenlemeleri yapmadığımız sürece çok geç kalmış olacağız. Bütün siyaset kurumunu, kamu yönetimini ve toplumu göreve davet ediyoruz. 

-Aileleri de kapsamayan birey odaklı tedavi süreci, eksik ve yanlış bir tedavidir. 

-Madde Bağımlılığı Formasyon Eğitiminin merkezine (Narcotics Anonymoushttp://na-turkiye.org/ Adsız Narkotiklerin 12 basamak eğitimleri alınmalıdır.
-Madde Bağımlılığıyla Mücadele Derneklerinin, sağlık birimi ünitesi standardına uygun kurumlara ya da Yarı Yol Evi tanımlamasına uygun kurumlara dönüştürülmesi için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.

-Madde Bağımlılığıyla Mücadele Dernekleri, Sağlık Bakanlığı bünyesindeki uzman ekiplerce denetlenmelidir.
-Kamu ve sivil organizasyonların destekleriyle mevcut Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezlerinin uluslararası standartlara kavuşturulması sağlanmalıdır. 

-Bağımlılık tedavisi Sosyal Fonlardan karşılanmalı ya da SGK (Sosyal Güvenlik Kurumu) ve GSS (Genel Sağlık Sigortası) kapsamına alınmalıdır.
-Her ilde mevcut Devlet ve Üniversite Hastaneleri bünyesinde ya da denetiminde Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezleri ve Sosyal Entegrasyon Üniteleri açılmalıdır.

-Bu merkezlerde görevlendirilecek personelin mutlaka Bağımlılık Tedavisi Formasyon Eğitimine tabi tutulması gereklidir.
-Sahada faaliyet yürüten STK lar, İyileşmekte Olan Eski Bağımlı Danışmanlar (Ex-user) ve Bağımlı Aileleri mutlak surette tedavi sürecine dahil edilmelidir. 

-Kalkınma Ajansları üzerinden dağıtılan kaynaklar denetlenmeli ve sorunun gerçekliğine uygun projelere kullandırılmalıdır.’

En Çok Okunan Yazıları

DİĞER YAZILAR
    Copyright 2016 Tüm Hakları Saklıdır