15 Temmuz darbe girişimi 622 yıllık Osmanlı tarihinde olmadı

Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Refik Turan, 15 Temmuz darbe girişiminin 622 yıllık Osmanlı tarihinde görülmediğini söyleyerek, '15 Temmuz, Selçuklu döneminde Batınilikten neşet eden Sabbahi hareketine çok benziyor' dedi.

15 Temmuz darbe girişimi 622 yıllık Osmanlı tarihinde olmadı

Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Refik Turan, Erciyes Üniversitesi’nde düzenlenen ‘Uluslarası Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Türkiye’de Darbeler’ konulu sempozyuma katıldı. Edebiyat Fakültesi Sultan Alparslan Konferans Salonu’nda düzenlenen sempozyum, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından başladı.
 
Sempozyumun açılış konuşmasını yapan Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Refik Turan, 15 Temmuz hain darbe girişiminde yaşananların tarihi bir olay olduğunu söyleyerek, “Tarihte görülen darbe teşebbüslerinden birisi 15 Temmuz’da canlı olarak yaşandı. Olayların tarih haline gelebilmesi bazı şartlara bağlıdır. Bizim geçmişteki tarihçi kıdemli hocalarımız en az 1 nesil geçmesi lazım derler. İngilizler bunu 30 seneden itibaren diye resmileştirdiler. Her resmi devlet arşivini 30 seneden açıyorlar. Amerikalılar tarihi çok yakına getirdiler, birkaç önce yaşanmış olayları tarih kabul ediyorlar. Bu çerçevede belki bir tarih bilimi olmadı ama 15 Temmuz 2016 günü yaşananlar tam bir tarihi olaydı. Bu kararı vermek için derin derin araştırma yapmaya gerek yok. Bunun planları nerede yapılmıştı, arkasında kimler vardı, planın ayrıntıları neydi, sonuçları neler olacaktı. Bunun ayrıntılarını tarih kaydedecek. Her şeye rağmen bizim aziz milletimizin temiz ve büyük bir muzafferiyeti olarak tarihe geçecek. Buna hiç şüpheniz olmasın. Bugün bazı yanlış değerlendirmeler veya isabetsiz bazı sözleri duyabilirsiniz ama hiç şüpheniz olmasın, tarih bilimi bunu yerine oturtacak ve gelecek nesillerimiz bunu bir iftihar olarak okuyacaklar” ifadelerini kullandı.
 
15 Temmuz’da yaşanan olayların 622 yıllık Osmanlı tarihinde görülmediğini kaydeden Turan, şunları söyledi:
“Tarihimizde darbe teşebbüsleri var. Darbe teşebbüsü meşru iktidara karşı ayağa kalkmış bir takım gayri meşru grupların belli bir plan çerçevesinde yönetim hakkını elde etme teşebbüsüdür. Dünya tarihinde Türk devlet geleneği üzerine oturtulmuş Türk devleti kadar meşru bir idare çok az görülmüştür veya görülmemiştir. Türk devlet geleneği en az bilinen tarihle 2 bin 300 yıllık bir gelenektir. Dünyada devlet geleneklerine dair yönetme hakkını meşrulaştıran yerlere ve bölgelere ait çok az yer vardır. Bütün darbe teşebbüsleri aynı değildir. Birbirinden farklıdır. Türk tarihindeki darbe teşebbüslerinde taht mücadeleleri ile bazı darbe teşebbüsleri karıştırılır. Bu yanlıştır. Yavuz Sultan Selim’in babasını indirmesi veya daha önce Mete Han’ın babasını indirmesi darbe teşebbüsü değildir. Türk veraset hukuku diye bir hukuk var. Bu tür taht kavgaları da elim sonuçlar doğuruyor ama bunlar darbe ile karıştırılmamalıdır. Çünkü taht mücadelelerinde tahta hakkı olanların bir meşruiyeti var. Tahtta hak iddia etmeyenlerin ve meşruiyeti olmayanların devlette yönetme hakkına teşebbüs etmeleri darbe teşebbüsleridir. Bunu böyle koymak lazım. Bunlarında çeşitleri var. Türk tarihinde, hiçbir yerden kuvvet almadan devlet içerisinde gayri meşru bir amaç uğruna kalkışan, yönetme hakkını elde etmeye çalışan teşkilatlar olmuş. Buna geleneksel darbe teşebbüsleri diyebiliriz. Uluslararası güçlerden destek alarak darbe teşebbüsü yapanlar var. En tehlikelisi olan ezoterik teşkilatlar dediğimiz teşkilatların yapmış olduğu darbe teşebbüsleridir. Mesela 622 yıllık Osmanlı tarihi içerisinde 3 yıl önce yaşadığımız darbe teşebbüsü hiç yaşanmadı. Ancak Selçuklu döneminde buluyoruz. Batınilikten neşet etmiş sabbahi hareketine çok benziyor. Değerli cumhurbaşkanımız isabetli bir paralellik kurarak buna haşhaşiler dedi. Tam isabettir. Şüphesiz aynı değil. Çünkü hakikaten karşımızda bütün ezoterikliği ile dış dünyaya tamamen kendini kapatmış, okyanusun ötesindeki güçlerden destek almayı bir hedef edinmiş ama kendi ideolojisine hiçbir fikri katmayan, hiçbir insanı dinlemeyen bir yapı vardı. Aramızda bu çeşit insanlar var. Bunu yapanlarda bu tür ezoterik bir yapıyla karşımıza çıkmışlardı ve çok tehlikeliydi.”
 
Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Çalış da, “Türk milleti 2 bin 500 yıllık tarihi boyunca birçok devlet kurmuştur, birçok imparatorluk kurmuştur. Her yere hakkı ve adaleti götürmüştür. Asla sömürgeci olmamıştır ve emperyalizmin peşinde olmamıştır. Türk milletinden her şeyi alabilirler ama istikbalini, istiklalini ve hürriyetini asla alamazlar. Bunu da özellikle emperyalist güçler dışarıdan yıkamayacaklarını bildikleri için tarihin birçok döneminde içten yıkmak için çeşitli darbeler ve darbe girişimleri her zaman olmuştur. Bunun arkasında da muhakkak emperyal güçler vardır. Türk milleti asla buna izin vermeyecektir” dedi. HABER-FOTO: İHA