menüler
HAVA DURUMU

SÖZDE SANATÇI…

Orhun Kaan AKBAŞ
Orhun Kaan AKBAŞ
05 Ekim 2017, Perşembe
Güncel olarak film tartışmalarını yaşadığımız şu günlerde sanatın da sanatçının da içinin boşaldığına tanık oluyoruz. 
 
Tabi her mesleğin, sanatın, zenaatin bir değeri vardır, kadri kıymeti vardır ancak o mesleği, zenaati bürünen icracıları bu elbiseyi giyerken yırtıp, eskitip, pisletip bir gün de çıkarıp atınca adı; ‘meslek kötü’ye, ‘zenaat yaramaz’a çıkmıyor değil.
 
Hani güzel bir temsil vardır; ‘nice insanlar gördüm, üzerinde elbisesi yok. Nice elbiseler gördüm, içinde insan yok’ diye. İşte o misal mesleksizleri görürüz üzülürüz ama mesleği olan bazılarına da bir bakarız nefret ederiz. 
 
Bu temsil ile geçenlerde bir sözde sanatçı ile diyaloğum oldu. Gayet amiyane bir üslup takınmış olan bu sözde sanatçı, kendisi ile ilgili yaptığım ve Kayseri’yi genelleyerek hakarete varan sözlerle Kayseri’yi düzeysiz bir şekilde eleştiren açıklamalarını içeren haberde, bana hesap sorarcasına, gayet sokak üslubu ile haberi çözüme ulaştırmam konusunda baskı yapmaya çalışıyor. Bu sözde sanatçı kendisine yöneltilen birkaç soruya sanatı ile birlikte cevaplar veriyor. Fütursuzca Kayseri’ye hakaret ediyor. ‘Kayseri genel itibari ile yobaz, tutucu, zihinsel olarak sakat’ diyor. Hadi ‘kısmen’, ‘bazıları’ dese neyse-ki her toplumda yobaz da vardır, yat yaramaz da, hülasa kötüsü de iyisi de. Bunu anlatıyorum anlamak istemiyor. Sokak üslubuyla bastırmaya çalışıyor. Hedef gösteriyorsun diyor. Kendisi hedefin alasını ve açığını yapıyor. Biz bunları haberde paylaştık diye hedef gösterdik oluyoruz. Bunun neresi toplumu ilgilendiriyor diyor, haberlik nesi var, haber bulamamışın diyor ıvır, zıvır, zırva hasılı… Yani aslında Kayseri’ye (genele) yobazlık isnad ederken, farkında değil haksızlık ediyor, yanlış konuşuyor ve asıl yobazlığı adeta kendisi yapıyor. Ama sözde sanatçı arkadaşımız devam ediyor. Tartışmamızda ‘Kayseri’ye yobaz demişin, bu habere konudur, toplumu ilgilendiriyor, iddialı laf’ deyince de sözde sanatçımızın sanatsal savunması aynen şu şekilde oluyor; ‘zoruna mı gitti’! Vay senin yaptığın o sanatın, o eserin haline, vay o topluma! … Neyse ben bu üslupta muhatabım değilsin diyerek kestim attım. Hoş gerçi ben cevap bile vermezdim bu zihniyete ama en baştan bilemezdim tabi böyle olduğunu. Sorumlu davranmaya, izah etmeye çalıştım olmadı. Hatta haber bile yapmazdım ancak laf iddialı ve haksız ki bir şehir komple yobaz olamaz. Böyle niteleyemezsiniz. Hele sanat icra eden kişiyseniz, sanatçıyım diyor da ürün ortaya koyuyorsanız bu bakış açısı ile böyle asla götüremezsiniz. O dikkatimi çekti. Haberleştirdim. Arkadaş, kendini kritik etmektense bizim haberciliğimizi sorguladı, kendi laflarını kritik etmeden bize saldırdı maalesef. Yani resmen basına baskı yaptı işi çözüme ulaştır diyerek artık haberi kaldırmak mı, haberin kendi istediği gibi yapılması mıdır nedir kastı bilemiyorum.
 
Anladım ki sanatçı da kendini böyle teşhir ediyor, sanatını böyle tescil ediyorsa bu toplumun bir kısmı doğru; ‘yobaz’ kalmaya devam edecek. Korkarım öyle olacak. 
 
Sözde sanatçımızın bize sarfettiği sokak dilinden bazı nükteleri de paylaşmak istedim: ‘Kardeşim hasta mısın sen’, ‘Bir iş yapılırken sana mı sorulacak’, ‘İlkokul çocuğu musunuz’, ‘Bu kadar mı çalışıyor kafan’, ‘Zoruna mı gitti’… Ha bir de ‘Omurgazıslar’ diyerek haberimizi paylaşmıştı kendisi. 
 
Ben bunları yazarken, Hakkari’den 4 şehit haberini aldık. Şehadetleri kabul olsun inşallah. Aslında vahşiliğin, ölümlerin, zulümlerin yaşandığı bu coğrafyada bu türden meselelere köşe ayrılması bile ar, ayıp ancak toplumu ilgilendirince kayıtsız kalamadım. Umarım toplumu beslerken, bilgilendirirken hep beraber daha sorumlu ve vicdanlı davranırız. Bindiği dalı kesmemeli, hele ki başkaları bizim dalımızı kesmek için can atarken…

En Çok Okunan Yazıları

DİĞER YAZILAR
    Copyright 2016 Tüm Hakları Saklıdır