menüler
HAVA DURUMU

SİGORTASIZ İŞÇİ SORUNU HORTLADI

Orhun Kaan AKBAŞ
Orhun Kaan AKBAŞ
22 Şubat 2018, Perşembe
Bir vechiyle çalışanların, diğer vechiyle insanlığın kanayan yarası sigortasız ve güvencesiz çalıştırılma sorunu Kayseri’de yine hortladı, belki de hiç ölmedi!
 
Hortladı dedim çünkü Türkiye’nin yoğun gündeminden olsa gerektir belki bilemiyorum ama bir zamanlar sıklıkla duyduğumuz ve mağduriyetleri gördüğümüz bu sorun hiç duyulmaz ve gündeme gelmez oldu. Şimdi yeniden bazı kimselerden duyduğumuz bu soruna; ‘hortlamadı, aslında belki de bu sorun hiç ölmedi’ de diyebiliriz. Keşke ölseydi… ‘Sadece gündemden düştü diğer gündem olan olaylar nedeniyle’ şeklinde düşünsek bu olayı hiç de yanlış düşünmüş olmayız diye düşünüyorum.
 
Çünkü özellikle sanayimizin daha sonra bir çok sektörün ortak sorunu ve bir ahlak problemi olan bu sigortasız işçi çalıştırma olayı, sigortasız işçi çalıştırma nedeninde yer alan bir çok faktör bulunuyor. Birisi ahlak yoksunluğudur bunlardan şüphesiz. Yani toplumsal ahlakı, insan ahlakı, iş ahlakı olmayan bir insanın bu ayıbı görmediği gibi bunu marifet bile sayması gayet olağandır. Oysa bu gerçekten ciddi bir ahlak sorunudur. Diğer faktörlerden birisi yeterli bir Allah inancı olmama durumudur. Bu, insanın görmediği, bilemeyeceği bazı yerlerde her türlü naneyi yiyip de bunun da yanına kalacağını düşünen akılsız insan tiplerini ifade eden bir vahim durumdur. Oysa, seni beni ve mevcudatı yaratan Allah, bunca büyük plan karşılığında seni beni başı boş bırakır da yaptıklarımızdan bihaber (haşa) olur mu!? Ancak böyle akılsız insan tipleri maalesef azımsanmayacak kadar var. Zaten Allah inancı gerçekten olması gerektiği gibi olmayan insanda ahlaktan da vicdandan da bunun gibi insani hasletlerden de çok söz etmek mümkün olmaz. Bu durumda ‘kork Allah’tan korkmayandan!’ sözü haklı çıkar. Bir diğer faktör bu gibi tipler zaten kendini yaratanından korkmuyor, devletten korkar mı. Hele bir de alavere dalavere ile bu işi yürütebilirse devletten de yiyeceği bir tokat yok diye düşünüyor devam ediyor. Olan canı, azaları pahasına o zor, yoğun ve tehlikeli işlerde çalışarak evine ekmek götürmek derdinde olan, ufacık gelirlerle geleceğini tuğla tuğla inşa etmek gayretinde olan işçilerimize oluyor. 
 
Maalesef başta Kayseri Organize Sanayi Bölgesi olmak üzere diğer bir çok yerlerde bu şekilde sigortasız -hem yasalara aykırı, hem ahlaka aykırı, hem de Allah’ın kanunlarına aykırı- çalışanların durumunu toplumun içerisindeki kişiler, toplumun kulağı durumundaki basın mensupları olarak duyuyoruz, tanık oluyoruz. Biz aramasak bulamasak bile onlar bizi buluyor. Yazık… Onların imtihanı zaten zor, bir de böyle yaparak daha da zorlaştırıyorlar.
 
MADEM ÖYLE, ÇALIŞTIRMA-SÖMÜRME!
 
Ey iş yeri sahibi, sen kendi işini düşünürken neden işçinin durumunu düşünmüyorsun! Üstelik devlet bunu sana şart koşmuşken, Allah bu duruma rıza göstermiyorken! Bu çalışanın senin işini sürdürüyor, senin işletmene emeğini koyuyor da sen neden onun sağlık ve hayat güvencesini sağlamıyorsun? Madem öyle çalıştırma da sömürme de. Bu durum adeta bindiğin dalı kesmekten farksızdır. Kişi kendi kuyusunu kazar mı? Yarın bir gün sigortasız çalıştırdığın işçiye bir şey olsa, bu tespit edilse sen bunun altından nasıl kalkarsın hem maddi hem manevi? Sonra senin işini yapan kişiyi neden sağlama almıyorsun sonuçta senin işin de yürüyecek. Yani duruma nerden bakarsanız bakın akılla, mantıkla, vicdanla kısaca insanlıkla uzaktan yakından alakası olmayan bir durum bu inanın. Ama hala var, hala sürüyor maalesef.
 
BU FİRMALAR TESPİT EDİLİP İFŞA EDİLSİN!
 
Yine iş dönüp dolaşıp en yetkili, en meşru kural koyucu ve uygulayıcı çatı kurum olan devlete ve tabii ki yetkililerine geliyor. Madem bu iş vicdanla, inançla, ahlakla, akıl, mantık ve insanlıkla çözülemiyor o zaman lütfen özverili ve titiz bir şekilde bu sigortasız işçi çalıştıran firmaları tespit edin. Bunları, Tarım Bakanlığı’nın sahtekarlık yapan firmaları ifşa ettiği gibi ifşa edin ve bu firmalara da toplumdan kimseler iş başvurusu yapmasın. Ürünlerini hem bireysel hem de kurumsal olarak kimse tercih etmesin. Bu gibi yaptırımlarla belki yola gelir bu kimseler, gelmezse de kapatır gider, işi layıkıyla, oluruyla yapacak kimseler o girişimlerde bulunur ve üretim yapar. Meşru; yani ‘üretirken gerçek üretici olan işçinin ömrünü, geleceğini, bedenini tüketmeyecek’ üretim yapılması hepimizin arzusudur. Onların hayatından çalınarak üretilen ürünlerin halka satılması, diğer taraftan toplumsal vicdanın sızlatılmasıdır. Topluma bu acı yaşatılmamalıdır. 
 
Olayın bir diğer gerçek yüzü de şudur şüphesiz; üretim maliyetlerinin yüksek olması, patron zihniyeti ve refleksi ile bu yola itebiliyor işletme sahiplerini. Tabi öyle de olsa sigortasız işçi çalıştırmaya gerekçe olamaz. Orası ayrı ama gerçekleri göreceksek dünyada işgücü maliyeti en yüksek ülkelerden biri olan Türkiye’nin bu işgücü maliyetlerini ya düşürmek noktasında ya da üreticiye destek olma anlamında daha eli bol olmalı, biraz kesenin ağzını açmalıdır. Yoksa asgari ücreti arttırırken sigortasızlığı teşvik eder bir duruma düşülüyor. Sosyal devlet, asgari ücretli çalışanı olan vatandaşını, üreticiye verdiği destek ile teşvik ile gözetmelidir. Samimiyetle düşünüldüğünde rasyonel, reel bir formül elbet bulunacaktır. 
 
 

En Çok Okunan Yazıları

DİĞER YAZILAR
    Copyright 2016 Tüm Hakları Saklıdır