menüler
HAVA DURUMU

ŞANINA YANSIN!

Orhun Kaan AKBAŞ
Orhun Kaan AKBAŞ
09 Mart 2018, Cuma
DÜNYADA insanoğlunun bir iktidar hırsı, egemenlik hırsı almış başını yürümüştür.
 
Bu his de elbet boşuna verilmemiştir ve bir bakıma imtihan unsurlarındadır.
 
Hayvanlar aleminde de insanlar için misaller vardır. Mesela çobansız sürü dağılır. Bir çobana ihtiyaç vardır.
 
İnsanlarda da böyledir. Bir idareci olmalıdır. İşleri yürütmelidir. Koltuk, işleri yürütecek sorumluluk kaygısı olan birinde olurken, bu ağır yük de bazen o koltuğun ve iktidarın hatırına çekilir olur. Yani aslında ücret-hizmet ilişkisi ancak biraz farklı. 
 
Ancak, işler bu büyünün hırsa dönüşmesi ile bozulur. Artık elmas da cam kırıkları da büsbütün karışmış, seçilmez olmuştur. Başta iktidar hissi insanlara hizmet, onları idare için iken ve o koltuğun büyüsü, hatırı bu hizmetleri gerçekleştirir iken, sonrasındaki hırsta ise işler karışmış, aşırıya giden iktidar hırsı artık hizmetten çok hezimet üretmeye başlamıştır. Örneklerini görüyoruz Suriye gibi, Mısır gibi…
 
İktidar ile övünmek de, hırslanıp ölümüne o koltuğa sarılmak da aslında cehaletin ve akıl yoksunluğunun bariz göstergeleridir. 
 
Kimse birbirini kandırmasın şimdi! Yüce yaratıcının MUTLAK egemenliği her an, her surette ve her de tecelli ederken, ufacık canlılar aleminde kendini gösteren o hükümranlık, o egemenlik, o iktidar, aynı zamanda yıldızlar, galaksilerin düzeninde de kendini bariz bir şekilde göstermiyor mu!? Bugün bilimin geldiği nokta evrenin, bütün mevcudatın aslında çok kritik değerlerde dengede durduğunu, o güçlü etkiler olan; elektromanyetik kuvvet, güçlü nükleer kuvvet, kütle çekim kuvvetinin ne denli bir hassas düzeyde tutulduğunu gözler önüne sermektir.
 
Bu durum Fatır Suresi 41’inci ayette; ‘Doğrusu, zeval bulmasın diye gökleri ve yeri tutan Allah'tır. Eğer onlar zevale uğrarsa O'ndan başka, and olsun ki onları kimse tutamaz. O, şüphesiz Halim'dir, bağışlayandır.’ diye ifade ediliyor. Bilim de bunu tam anlamıyla doğruluyor. Gerçekten de öyle. Dest-i kudret, bunları zapt-ı rapt etmese, o güçler birbirini adeta kaplanlar gibi yiyecek, belki zincirleme reaksiyon başlayacak hiç kimsenin bunu önlemeye gücü yetmeyecekti… Zaten bu mevcudat da olmayacaktı en baştan o da ayrı bir mevzu…
 
Şimdi Allah’ın mutlak hakimiyeti, iktidarı, iradesi her daim kaim iken, sadece dünyayı değil evreni kuşatmış iken bizler insan olarak sadece dünyada birkaç zaman sürecek iktidar hırsına kendimi kaptırmışız. Yahu kendimi kandırmayalım şimdi! Haddimizi bilelim. İktidarı bir görev bilip hizmet edelim. Her kim olursak hangi kademede olursak olalım, hangi ülkeye padişah olursak olalım, hangi şirkete patron olursak olalım ama bu iktidar hırsından, hasaretinden sakınalım. Zira Allah’ın mutlak hakimiyeti, egemenliği ve iktidarı yanında bizimkisi adeta çelik-çomak oyunudur. 
 
Hele zulmeden iktidarlar, Allah’ın mutlak iktidarını, egemenliğini düşünün ayağınızı denk alın! Kimse O’nun iktidarı karşısında muktedir olamaz! O’nun karşısında olmamalı, yanında olmalı ki mutlak zafer de gelsin. Bu dünyada hırsla ve zulümle iktidar olup da muktedir olduğunu sanan büyük bir aldanış içinde olacaktır! Çünkü âtide devleri cüce bırakan bir ebedi hayat vardır.
 
O yüzden kendimiz kandırmayalım, aldanışa düşmeyelim bu çelik-çomak oyununu abartmayalım, haddimiz bilelim insanlar olarak ve bütün dünyasal-fani iktidarcıkları Allah’ın mutlak iktidarına, egemenliğine, hakimiyetine ve iradesinin şanına yakalım (Allah’ın iktidarına O’nun iktidar ve egemenlik anlaşışına uygun davranılarak fedakarlık yapılsın). Yansın, feda edilsin O’nun mutlak ve güzel egemenliği, hakimiyeti, iktidarı ve iradesi şanına bütün fani, dünyalık iktidarlar, egemenlikler… O’nun iktidarından, egemenliğinden gafil kalmasın hiçbir iktidarlar… 
 

En Çok Okunan Yazıları

DİĞER YAZILAR
    Copyright 2016 Tüm Hakları Saklıdır