menüler
HAVA DURUMU

RAMAZAN VE DİLENCİLİK

Orhun Kaan AKBAŞ
Orhun Kaan AKBAŞ
27 Haziran 2016, Pazartesi
Ramazan'ın gelmesiyle dilencilerin de sokağa dökülmesi bir oldu. 

Hem de ne türden. Yolda yürürken, iki de bir önümüzü zıpır gibi adamlar kesiyor anlayamayacağımız kadar kısık bir ses tonuyla fısıldanarak. Anlatmak için kendi yakınına çekiyor sizi, hem acındırıyor güya, hem başkalarına duyurmadan halletmeye çalışıyor, bir de elinizi tutuyor güya duygusal bir bağ da kuruyor. "Abi yabancıyım, gidemedim kaldım burada, mübarek gün bana bir yardım eder misin?" diyerek alıkoyuyor.  

Bir defa Ramazan'ın gelmesiyle bu denli artış göstermesi bu olayın samimiyetsizliğini büyük ölçüde ortaya koyarken, diğer taraftan da bu tip insanların hali, hareketi zaten kendini ortaya koyuyor. Bakıyorsunuz giyimi sizden iyi, bedeni sizden yapılı, e genç de ama dileniyor. Sonra elinizi kapınca bıraktırmak da zor oluyor. Bırakıyorsunuz eliniz hala orda. Asılıp çekeceksiniz de öyle kurtaracaksınız elinizi.   

Bir yandan Allah ıslah etsin bunları derken, yetkililerin de bu tipleri tespit ederek gerekli işlemleri yapması gerekiyor tabi. Duyarsız kalınmamalı.   

Diğer taraftan bakıyorsunuz yine türlü örtülere bürünmüş yine yaşlı ve acındırıcı bir ses tonuyla aslında yaşlı da olmayan kadınlar. Hep duygu sömürüsü ile mübarek günlerde insanların temiz, samimi duygularından besleniyor bu avcılar.   

Sonra olayın bir diğer boyutu, böyle zıpır gibi yüzsüz insanlar dilenirken hem de cürretkar bir şekilde, diğer tarafta hem zihinsel, hem de bedensel özürlü bazı kimseler de dilenmiyor, mendil, yara bandı, çay süzgeci satıyor. Ticaret yapıyor ufak çaplı. Bu insanları takdir etmemek, yardımcı olmamak mümkün değil diğerleri ile de kıyaslayınca.   

Sonra o istismarcı dilencilerin tek kusuru dilenmek olsa. Para verilmediği zaman, ya da az verildiği zaman sataşıyorlar da. Yani güvenlik sorunu da bulunuyor bunların ayrıca.   

Tüm bunları topladığınızda bu takım insanların titizlikle tespit edilip bu sorunların giderilmesi gerekiyor. Buradan yetkililere duyurulur.   

Son olarak şunları da eklemekte fayda görüyorum; aslında bu türden dilencileri besleyen, arttıran da bizleriz toplum olarak. Bunlara hiç itibar edilmese çıkıp da dilenen kalmaz. Halk bu gibilere aldanıp yardımda bulunmamalıdır, beslememelidir. Yardım edeceklerse yaptıkları yardımların gerçekten ihtiyaç sahiplerine ulaşacağını bildiği, gerçek ihtiyaç sahiplerinin tespitini yapan yardım kuruluşlarına bu yardımlarını, bağışlarını yapsınlar. Yoksa bağışları da heba olur, iyilik yapalım derken kötülük yaparlar, boşa gider, belki şer odaklarına bile gidebilir o yardımlar. Vatandaşlar yardımlarını yardım dernekleri kanalı ile yapmalıdırlar.    

En Çok Okunan Yazıları

DİĞER YAZILAR
    Copyright 2016 Tüm Hakları Saklıdır