menüler
HAVA DURUMU

Sıra Kimlere Geldi!?

Metin KÖSEDAĞ
Metin KÖSEDAĞ
03 Aralık 2018, Pazartesi
ÜLKEMİZDE siyaset, ciddi oranda, şikâyet kültürü üzerinden yapıldı, yapılıyor.
 
“Söyleyecek sözü olmayanın yüksek sesle konuşması’’ gibi.
 
Bunun sonucunda da, “taraflar’’ arasındaki mesafe açıldı, en hayati konularda bile milli mutabakat sağlanamaz oldu.
 
İster istemez, üslup da buna göre şekillendi.
 
Çalışkanıyla, düzenbazıyla, emek harcayanıyla, kaytaranıyla, torpilcisiyle, dürüstüyle, efendisiyle, kavgacısıyla, samimi olanı ve iki yüzlüsüyle siyasetçilerimiz, aslında çoğu zaman bir ‘sayıdan’ ibaret olacaklar.
 
İçinde yer aldıkları sistem, fazlasına izin vermeyecek.
 
Pek çoğu hiç dert etmeyecek bunu, liderlerinin gereksinim duyduğu bir ‘sayı’ olmayı.
 
Eşyaları kullanma, insanları ise anlama kılavuzu vardır.
 
Anlayan, anlatır, aydınlatır. Anlamayan, aldatır.
 
İnsanları emanet bilmek icap eder.
 
Onları kullanmak yahut kullandırmak olmaz. Ancak, birlikte çalışmak.
 
“Menfaat düşkünü” olanlar, ellerine fırsat geçtiği andan itibaren, insan öğütme makinesine dönüşürler. Çünkü; tehdit algıları farklıdır.
 
Tehlike, dışarıda değil, içeridedir. Maalesef, bu böyledir.
 
Bakalım günümüz siyasetinde yakın bir zamanda çalışmaya başlayan “öğütme makinası” Kaysei’de daha kimikimleri “dişlilerinin arasına” alarak tarih sayfalarına karıştıracak. Bekleyip, göreceğiz...
 
****
 
“Bir Kayserispor var...”
 
Evet; “Bir Kayserispor var” kendi içinde girdiği buhrandan çıkamayan, maç kazanamayan, gol atamayan, ne oynadığı belli olmayan, ligin en kötü ilk üç takımı olan bir Kayserispor var...
 
Bunları çoğaltabiliriz...
 
Ama bu kadar kâfidir.
 
Trabzon maçı vardı, hafta sonunda.
 
Her şey bu maça bağlanmıştı.
 
Yönetim, teknik heyet, taraftar ve dahası şehir.
 
“...Trabzon maçı kazanılacak, kötü günler geride bırakılacaktı...”
 
Ama; yine “evdeki hesap çarşıya uymadı”
 
"Birilerinin “kardeş(!)” ilan ettiği Trabzon yine en zor döneminde Kayserispor’u çarpmayı ihmal etmedi(!)."
 
Yani “küçük kardeşini(!)” her zamanki gibi ateşe attı.
 
Futboldur bu, iyi oynayan, hak eden, bulduğu fırsatları kullanan maçı da alır sahadan çıkar.
 
Trabzon da öyle yaptı.
 
“Niye maçı kazandın” diye kızacak halimiz yok.
 
Biz ancak kendi kendimize kızabiliriz.
 
Niye böyle kötü oynuyoruz, niye sahada takımımız dura dura “rakip lehine tezahürat yapıyoruz” diye kendi kendimizi sorgulamalıyız.
 
Ancak bunları yapabiliriz.
 
Ama yok, birileri kafalarını kuma gömmüş, sırf hedef saptırmak için başarısızlığı “başka mecralara kaydırmak” için özel çabalar harcıyor.
 
Böyle gitmez, bu takım kalan üç maçtan azami 6 puan alamazsa, ligin en güçlü düşme adayıdır.
 
Bu böyle biline.
 
Sonuç olarak; Kayserispor kötü gidiyor, teknik heyet görevi bırakmayarak hem kendine hem de takıma zarar veriyor.
 
Hoca kötüdür demiyorum, ama bazen değişiklikler beraberinde iyi şeyleri de getirebiliyor.
 
Bu ısrar neden, anlamış değilim!
 
Ama; yönetim de teknik heyetin yakasına yapışmış, bırakmaması için çabalıyor(!)
 
Zararını da ne yazık ki, Kayserispor çekiyor, daha da çekecek gibi.
 
GÜNÜN SÖZÜ
 
Politikacıların %90’ı kalan %10’a kötü şöhret veriyor. Henry A. Kissinger

En Çok Okunan Yazıları

DİĞER YAZILAR
    Copyright 2016 Tüm Hakları Saklıdır