menüler
HAVA DURUMU

Siber Farkındalık

İsa ALTUN
İsa ALTUN
21 Temmuz 2018, Cumartesi
Fortinet, geçtiğimiz yıl küresel maliyeti 600 milyar doları aşan siber suçların yaz döneminde artışının önüne geçmek için 7 öneri paylaştı. Yolda ya da gittiğiniz tatil yöresinde güvenli bir kablosuz ağ seçin; güvenmiyorsanız cihazınızın kablosuz bağlantı özelliklerini kapatın
 
Daha güvenli şifreler kullanmak için şifre saklama uygulamasını tercih edin. E-postanıza gönderilen veya web sitelerinde yayınlanan ilanlardaki bağlantıları kontrol etmeden tıklamayın. Güvenilir ve iyi yorumlar alan bir zararlı yazılım önleme programı yükleyin, bu programı sürekli güncel tutup düzenli olarak çalıştırın
 
Cihazların geliştiricileri tarafından yayınlanan güvenlik güncellenmelerini düzenli olarak uygulayın. Yalnızca önceden seçilmiş kişilerin sosyal medya sayfalarını görmesine izin veren katı gizlilik ayarlarını kullanın. Siber farkındalık için bu bilgileri çocuklarınızla ve yakın çevrenizle mutlaka paylaşın. Yaz mevsimi, tatili ve dinlenmeye ayrılan zamanları çağrıştırdığı gibi bazı siber risklerin arttığı bir dönem olarak da dikkat çekiyor. Siber suçlular kullanıcıların parasını, finansal bilgilerini ve kimlik bilgilerini ele geçirmek istiyor. Eğer doğrudan para çalamazlarsa diğer bilgileri ele geçirerek karanlık ağda satışa çıkarıyorlar. Giderek başarıları artan siber saldırılar nedeniyle siber suçların küresel maliyeti geçtiğimiz yıl 600 milyar doları aştı. Kapsamlı, otomatik ve entegre siber güvenlik çözümlerinde dünya lideri Fortinet® (NASDAQ: FTNT), kullanıcıların siber güvenliği tehlikeye atmadan yaz tatillerini geçirebilmeleri için çözüm önerileri sunuyor. Yoğun geçen uzun bir yılın ardından tatile gidip gündelik yaşamın telaşına ara vermek isteyen kullanıcıların yaz döneminde siber güvenlik önlemlerini ihmal etmemesi gerekiyor.
 
Siber suçların her yerde kullanıcıların karşısına çıkabileceğine değinen Fortinet Bölge Teknoloji Direktörü Melih Kırkgöz, “Dijital bir dünyada yaşıyoruz ve siber suçlar da bu dünyanın bir parçası. Dijital ortamda gezinirken temkinli olma dürtümüzü geliştirmemiz gerekiyor. Çocuklarınız ve siz, evinizde veya otel odanızda güvende olabilirsiniz, ancak tam da fiziksel dünyada olduğu gibi siber dünyada da hiçbir zaman yüzde 100 güvende değilsiniz. Her yeni alana açılmayla birlikte risk de artar. Ancak biraz daha dikkatli olup siber sağduyumuzu geliştirirsek, kullandığımız araç ve uygulamalar üzerinde daha dikkatli inceleme yaparsak; işte o zaman içinde yaşadığımız dijital dünya hızla daha güvenli hale gelebilir” dedi.
 
Güvenli wi-fi kullanımı
Kullanıcılar, yaz tatillerinde her yerde “bağlantıda kalmak” istiyor. Bu nedenle bazı durumlarda halka açık veya ortak wi-fi erişim noktaları kullanarak internet bağlantısı kurmayı tercih edebiliyorlar. Bu erişim noktalarının her zaman çok güvenli olmama ihtimalleri de var. Siber saldırganlar verileri çalmak için pek çok yolu deniyor. Halka açık erişim noktasına bağlanabiliyor ve ardından kendilerini o erişim noktasıymış gibi gösterebiliyorlar. Böylece kullanıcılar farkında olmadan bu noktalar üzerinden internete bağlanıyor. Ardından siber saldırganlar online alışveriş sitesi, banka, ev güvenlik sistemi veya kullanıcının o anda göz attığı tüm sitelerdeki verilere müdahale edebiliyorlar.
 
Ayrıca kullanıcıların uluslararası bir yolculuk yapması durumunda yeni bir ülkeye girerken wi-fi ya da kablosuz bağlantı özelliğini kapatması tavsiye ediliyor. Havaalanlarında yolcuların farkında olmadan sahte wi-fi ağlarına bağlandıkları ve yaptıkları işlemlerin izlendiği ve kişisel bilgilerinin kaydedilip çalındığı “araya girme” atağına maruz kaldığı vaka tespit edildi. Dolayısıyla yasal bir kuruluşun SSID’sini (hizmet seti tanımlayıcısı-wi-fi ağı adı) doğrulayana kadar wi-fi’yi kapalı tutmak iyi bir yöntem olarak öne çıkıyor. Aynı önlemin bluetooth için de uygulanması gerekiyor. Kullanıcıların seyahat esnasında bluetooth özelliklerini yalnızca ihtiyaç duyduklarında açık konuma getirmeleri tavsiye ediliyor.  
 
Kullanıcıların misafirleri için evlerindeki wi-fi bağlantısını farklı bir ağ bağlantısıyla ayırmaları öneriliyor. Böylece misafirlerin hem dâhili ev ağına giriş yapmaması sağlanıyor hem de kullanıcılar kendi ev ağlarına bağlanmayı sürdürebiliyor.
 
Güvenli bir erişim noktasını güvenli olmayandan ayırmak her zaman kolay olmuyor. Bu da siber suçluların çıkış noktasını oluşturuyor. Bu konuda da alınabilecek önlemler mevcut. İlk olarak, kullanıcıların bağlanmadan önce bulundukları yerin wi-fi ağının ismini öğrenmeleri gerekiyor. Ayrıca cihazlara VPN yazılımı yüklemek de etkili bir önlem olarak tavsiye ediliyor. Böylece kullanıcılar bilinen bir servise güvenli ve şifreli bir şekilde bağlanabiliyor. Üstelik kullanıcıların güvenli bağlantı yapmasını sağlayacak çok sayıda düşük maliyetli veya ücretsiz hizmet de bulunuyor.
 
Daha güvenli şifreler belirlemek
Kullanıcıların yaptıkları en büyük hatalardan biri, tüm online hesaplarında aynı şifreyi kullanmaları. Çok sayıda farklı siteye üye olan kullanıcılar için, dolayısıyla her siteye özel farklı bir şifreyi akılda tutmak imkânsız olabiliyor.
 
Bu noktada iki seçenek mevcut. İlki, kullanıcının her hesabı için seçtiği kullanıcı adını ve şifresini saklayan bir şifre saklama uygulaması kullanmak. Böylece hatırlanması gereken tek şifre, bu uygulamanın şifresi oluyor ve gerisini uygulama hallediyor. Diğer seçenek ise, bir uygulama katmanı oluşturmak ve daha sonra her grup için daha karmaşık şifreler kullanmak.
 
Pek çok sosyal medya sitesi artık iki-faktörlü kimlik doğrulama özelliğini de destekliyor. Bu özellik, şifre girildikten sonra mobil cihazlara gönderilen bir kodun girilmesi gibi kimlik doğrulamanın başka bir yönteminin kullanılarak giriş yapanın kimliğini doğrulayan, böylece hesapların ve verilerin güvenliğini büyük ölçüde artıran ekstra bir güvenlik adımı olarak ön plana çıkıyor.

En Çok Okunan Yazıları

DİĞER YAZILAR
    Copyright 2016 Tüm Hakları Saklıdır