menüler
HAVA DURUMU

Benim Çocuğum Kullanmaz Demeyin

İsa ALTUN
İsa ALTUN
02 Ocak 2019, Çarşamba
Bilimsel camia tarafından bağımlılık bir beyin hastalığı olarak görülüyor. Yani bu bir irade meselesi ya da ahlak sorunu değil. Uyuşturucu maddeler, kullanan kişinin beynine zarar veriyor,dolayısıyla davranışları ve düşünceleri değişiyor.
 
   Toplumsal çerçevede bağımlılık halen bir tabu olarak algılanıyor. İnsanlar çoğu zaman bu durumu gizlemeye meyilli oluyorlar çünkü toplumda bağımlılığa karşı, ‘Uyuşturucu kullanan insanlar kötüdür, iradesizdir, sorumsuzdur’ gibi bir bakış açısı var. Bu bakış da bağımlı kişilerin yardım arayışının daha sınırlı olmasına yol açıyor.
 
  Çocuğun ya da gencin uyuşturucu kullanmaya nasıl karar verdiğini ya da nasıl bir psikolojiye sahip olduğunu biliyor musunuz? Yeşilay Danışmanlık Merkezi’nden Uzman Klinik Psikolog Burcu Çetin Şeker, “İnsanlar uyuşturucuya genellikle, kullanılan bir ortam içerisinde başlıyorlar. Çevrelerinde onları özendiren bir arkadaş ya da arkadaş grubu oluyor. Özellikle küçük yaşta, güvendiği ve sevdiği bir arkadaşının uyuşturucu madde kullandığını gören çocuk, bunun kötü bir şey olduğunu düşünmüyor ve ‘O kullanıyor demek ki bir şey olmuyor.’ Düşüncesiyle kendisi de kullanabiliyor.”
 
diyor.  Şeker’e göre ilk kullanım için merak çok önemli bir unsur: “Özellikle ergenlik çağında, merak ve dürtüsellik denilen, sonunu düşünmeden karar verme durumu baskın oluyor. İçindeki merak ve dürtüye yenik düşen gençler, uyuşturucu kullanımına uygun bir ortama denk geldiklerinde kullanmayı tercih ediyorlar.  Ayrıca, arkadaş ortamına uyma isteği, dışlanmaktan korkma, arkadaşlarının arasında asi biri olarak tanınma isteği de gençleri kullanmaya itebiliyor. Kullanan kişiler kendilerine çoğunlukla
 
şunları söylerler: "Ben bağımlı olmam, sadece arada sırada içiyorum. Kendimi kontrol edebilirim.
 
İstediğim zaman içmem.  Benim kullandığım madde bağımlılık yapmaz, zararı yok. Bir kereden bir şey olmaz. Herkes içiyor, bir şey olmuyor. Madde kullandığım zamanlarda daha çok sosyal çevrem oluyor.Sorunlarımı unutturuyor, onlardan uzaklaşmamı sağlıyor.”  Ebeveynlerin, aile bireylerinin ya da öğretmenlerin bir kişinin uyuşturucu kullandığını anlamak için dikkat edebileceği hem fiziksel hem de davranışsal değişiklikler var. Şeker, “Uyuşturucu kullanmanın etkileri vücutta kısa ve uzun dönemli görülebilir. Bu etkiler maddenin cinsine göre değişir.
 
  Bazı maddeler uyuşturmaya yönelikken bazıları uyarıcıdır, yani daha hareketli ve yerinde durmaz olurlar. Bu nedenle uyuşturucu kullanımını sadece vücudun uyuşması olarak görmemek gerekir. Genel olarak sarhoşluk hali, gözlerde kızarıklık, gevşeme, bazı uyuşturucu maddelerde gözbebeklerinde büyüme ya da küçülme, nefes almada zorluk, çarpıntı, iştah kaybı,
 
çok uyuma, alışılmadık kokular, vücutta özellikle ellerde istemsiz titremeler, terleme gibi etkiler
 
gözlemlenebilir.
 
  Uyarıcı etkisi olanlarda ise aşırı hareketlilik, yerinde duramama ve akabinde çökkünlük, durgunluk görülebilir. Uzun dönemli kullanımlarda ise ani kilo kaybı, saç dökülmesi, ciltte yaralar gibi etkilere rastlanabilir.” diyor. Bir kişinin uyuşturucu kullandığından şüphelenmemize yol açabilecek davranışsal değişiklikler neler olabilir sorusunu da örneklerle yanıtlıyor Şeker: “Örneğin kişinin öz bakımını ihmal etmeye başlaması, okul ya da iş yaşamında başarısında ani düşüşler olması, kişinin arkadaş çevresinin değişmesi, normalde ilgi gösterdiği etkinliklere ilgi göstermemeye başlaması, herhangi bir şeye dikkatini verememesi, agresif olması gibi.
 
  Bunların dışında, kişi uyuşturucu kullanımını rutin hale getirdikçe, dış dünyadan uzaklaşmaya ve içine kapanmaya başlar. Her zaman yaptığı aktiviteler ve görüştüğü arkadaşlarından uzaklaşır, uyuşturucu ortamında daha fazla vakit geçirir. Bu durumu aile ve yakın çevreden saklanmaya çalışıldığı için yalan söylemeye, dolayısıyla göz kontağı kurmadan konuşmaya, sık sık
 
borç istemeye başlayabilir.” Fiziksel ve davranışsal değişikliklerin yanı sıra kişinin ruh halinde de değişiklikler olabiliyor.
 
  Şeker bunları şöyle açıklıyor: “Bir kişinin, kişilik özellikleri ve davranışlarında açıklanamayan değişiklikler gözlemliyorsanız, bu uyuşturucu kullandığına dair şüphenizi artırabilir. Duygu durumda ani değişiklikler, beklenmedik ani ve saldırgan davranışlar, sebepsiz korku, panik ve paranoya hali hatta bazı vakalarda halüsinasyon ve gerçeklikten kopma, bu değişiklikler arasında sayılabilir. Eğer ebeveynler çocuklarının uyuşturucu kullandığını anlarsa onlara nasıl yaklaşmalı?
 
Uyuşturucu sorununu ortadan kaldırmak için ne yapmalı? Şeker’e göre ebeveynler, genellikle
 
çocuklarının uyuşturucu kullandıklarını geç fark ediyor: “Bunun temel nedeni, hem
 
uyuşturucu maddelerin etkilerini bilmemeleri hem de bu durumu çocuklarına konduramamaları.
 
Bu yüzden ailelerin konuyla ilgili bilgili ve gözü açık olmaları gerekiyor. Madde kullanımı, toplumun sadece bazı kesimlerini etkileyen bir problem değil, herkesin başına gelebilecek bir şey. ‘Benim çocuğum kullanmaz’ demek yerine, ‘Kullanırsa nasıl anlarım ve ona nasıl yardımcı olabilirim?’ demek
 
gerekiyor. Ebeveynler konuyla ilgili bilgilenmeli, maddeleri ve etkilerini tanımalı, böyle
 
bir durumla karşılaştıklarında erken müdahale edebilmeli.” Şeker, ebeveynlerin çocuklarıyla
 
açık iletişim halinde olmaları gerektiğinin altını çiziyor:“Henüz sorun yaşanmadan konuşarak onlara bilgi verebilir, uyuşturucunun zararlarını anlatabilir, soruları olursa kendilerine danışmalarını
 
isteyebilirler. Açık iletişim, ailede çocuğun kendisini güvende hissetmesini sağlayacağı için, çocuk dış
 
dünyada uyuşturucu gibi bir problemle karşılaştığı zaman bunu aileden saklamak yerine dile getirmeye tercih eder, böylece erken müdahale edilebilir. Mesela, evde çocuğu uyuşturucu ve zararları hakkında bilgilendiren bir aile ortamı düşünelim.
 
   Çocuk, okulda bir arkadaşının uyuşturucu kullandığına tanık oluyor, arkadaşı da onu, bunun zararsız bir şey olduğuna ikna etmeye çalışıyor. Böyle bir durumda, ailesinden bu bilgiyi alan çocuk arkadaşına hayır demeyi ve evde ailesine bu konuyu anlatmayı tercih eder.” Peki, madde kullandığından şüphelendikleri zaman ne yapmalılar?  Şeker, “Ailenin neden böyle bir durumdan şüphelendiğini ve bu konudaki endişelerini çocuğa anlatmalarında fayda var.” diyor, “Endişelerini dile getirirken, bunu uyuşturucunun zararları ve bilimsel gerçekler temellerine dayandırarak aktarmaları daha objektif bir bakış açısı sunar. ‘Kullanmanı istemiyorum’ demek yerine, ‘Kullanırsan, bu gibi zararları olduğunu öğrendim, senin için endişeleniyorum, istersen sen de uyuşturucu kullanımıyla ilgili şu bilgilere göz at’ şeklinde bir yaklaşım empati kurulmasına yardımcı olur.
 
  Uyuşturucu kullanımını fark eden aile, çocuğun kullanımına sebep olan etkenleri anlamaya çalışmalı. Ailede yaşanan bir sorun, stres kaynağı, çevre değişikliği, arkadaş ortamının etkisi ya da bazen sadece merak ve kolay ulaşılabilir olması bir etken olabilir. Aile durumu fark ettiğinde, suçlamak ve yasaklamak yerine, çocuğu destek almaya yönlendirmeli.” Şeker, destek alınabilecek kişilerin bağımlılık alanında uzmanlaşmış merkezler olduğunu söylüyor: “Çocuğun yaş grubuna göre hastanelerin AMATEM ya da ÇEMATEM kliniklerine başvurulabilir.
 
   Psikososyal destek almak için Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM)'lara müracaat edilebilir. Bu tür hizmetlerin olmadığı şehirlerde yaşayan kişiler için, telefonla bilgi alabilecekleri danışma hatları da (YEDAM 444 79 75) mevcut. Eğer kişilerin bulundukları şehirde bağımlılık danışma merkezleri bulunmuyorsa, bir psikolog ya da psikiyatristle de görüşebilirler. Herhangi bir müdahaleden önce konuyla ilgili bilgilenmek ve ne yapılabileceğini bir uzmandan öğrenmek önemlidir.

En Çok Okunan Yazıları

DİĞER YAZILAR
    Copyright 2016 Tüm Hakları Saklıdır