menüler
HAVA DURUMU

BİRAZ SONRA HAKLI OLSANIZ NE KAYBEDERSİNİZ?

İrşadiye Şeyda Asfiya DENİZ
İrşadiye Şeyda Asfiya DENİZ
06 Haziran 2018, Çarşamba
İki kişinin bir araya geldiği hayatların birleştiği bu evlilik yolunda fikir ayrılıklarına düşmemek, tartışmamak, sürtüşmemek neredeyse imkânsızdır. 
 
Bana söylesenize aynı anda doğmuş aynı aile büyümüş hatta belli bir yaşa gelene kadar aynı kıyafetleri giymiş ikiz kardeşler hiç tartışmıyor mu? Her konuda aynı fikirlere mi sahipler? Bir olay karşısında her zaman aynı tepkiyi mi veriyorlar? Peki, bu mümkün mü? Elbette hayır!
 
O zaman neden farklı ailelerde yetişmiş, farklı kişiliklere sahip hatta farklı cinsiyetlerde olan eşler: “Biz hiç anlaşamıyoruz, neredeyse her gün tartışıyoruz.” diyerek bunu problem haline getiriyorlar?
 
Şimdi durun ve bir kez daha düşünün: Bu çok normal değil mi?
 
Tabi ki tartışmalar olacak fakat burada yapılan en büyük hatalardan biri haklı çıkma çabası oluyor. Herkes dönüp kendi evliliğine baktığında bunu daha net görecektir. Kaç tartışmanızda - haklı veya haksız olun- eşinize dönüp: “Peki hayatım haklısın!” diyebildiniz?
“Nasıl olur ya ben haklıyım nasıl ona hak veririm, nasıl hakkımı yediririm, karşımdaki beni insan yerine koymazken nasıl susarım.” diyenler mutlaka vardır.
 
Bende diyorum ki evet gerçekten tartıştığınız konuda haklı olabilirsiniz. Siz doğru olanı söylüyor olabilirsiniz. Fakat bana söyler misiniz haklılık savaşına girdiğiniz, haklı çıkmak için direttiğiniz kaç tartışmada eşiniz sizden özür dileyerek: “Evet hayatım ya haklıymışsın ben düşünemedim sen bu şekilde inatla diretince doğruyu fark ettim çok teşekkür ederim.” dedi !?
 
Haklı çıkma çabasıyla girdiğiniz her tartışmanın, inatlaşmanın, bağrışmanın aile huzurunuzu ve birliğinizi tehdit ettiğini şimdi bir kez daha anlayabilirsiniz.
 
 
Bir münakaşadan kazançlı çıkmanın tek yolu, ona girişmemektir.
                                                                                          Dale Carnegie
 
Aklımızda tutmamız gereken önemli bir husus var ki; haklılık mücadelesine girdiğimizde karşımızda ki kişi mutlaka savuna mekanizması oluşturur. Ben haklıyım burada yanlış yapıyorsun dediğiniz anda ya bunu kabul etmez ya da sende böyle yapmasaydın diyerek sizi suçlayabilir. 
 
Bunları yaşamak yerine haklılığı biraz sonraya ertelesek ne kaybederiz?
 
Haklı olduğunuzu, neler hissettiğinizi, nelerden rahatsız olduğunuzu tabi ki karşı tarafa anlatacaksınız fakat öncelikle eşinizle aranızdaki tartışmanın oluşturduğu soğukluğu gidermek için mesafeyi kapatmak gerekiyor. 
 
Küslük, soğukluk arttıkça affetmek zorlaşır. Mesafe arttıkça araya istemediğimiz üçüncü şahıslar girebilir. En önemlisi mesafe arttıkça birbiriniz olmadan da yapabildiğiniz düşüncesine kapılabilirsiniz.
 
O nedenle haklılığı erteleyip mutlu olmayı tercih etmek yani mesafeyi kapatmak, eşinize yaklaşmak, belki ilk adımı atmak; hem eşiniz nezdinde sevginizi arttırır hem de haklı taleplerinizi bir sonra ki aşamada daha kolay ifade etmenizi sağlayabilir.
 
“Ama bu yaptığımız hataların üstünü örmekten başka bir şey değil, bu sadece pansuman bir çözüm, ben alttan aldıkça eşim aynı şeyleri yapmaya devam ediyor.” diyenler için diyorum ki: 
Bir gün sonra ya da ortam sakinleşince kendinizi daha iyi hissettiğinizde, eşinizi karşınıza alıp suçlamadan, hakaret etmeden yaşadığınız sorunu tekrar gözden geçirip ne kadar üzüldüğünüzü, kırıldığınızı mümkün olduğunca da eşinize temas ederek duygusal bir ses tonuyla ifade edin. Böyle bir tutum karşısında eşinizin hatasını kabul etmesi daha kolay olacaktır. Diğer türlü haklılık mücadelesi içinde –tartışmayı uzatmamak için- size boyun eğse de sorunu tam olarak çözememiş ve yüzde yüz mutluluğu elde edememiş olacaksınız. 
 
Bu türlü geçici bir barış ortamı oluşturmak yerine; bir gün sonra ‘nasıl olursa daha mutlu oluruz, birbirimizin hangi davranışlarından ötürü rahatsızlık duyuyoruz’ bunları birlikte değerlendirerek ilişkiye dair yeni kararlar alıp tartışmaya son vermek daha akıllıca olur.
 
Bir tartışmada, mutlaka son sözü söylemek istiyorsan, “sen haklısın” demeye çalış.
 
Robery Quillen
 

En Çok Okunan Yazıları

DİĞER YAZILAR
    Copyright 2016 Tüm Hakları Saklıdır