menüler
HAVA DURUMU

BELEDİYE BAŞKAN ADAYI BÖYLE OLUR

İlhan YILMAZ
İlhan YILMAZ
05 Aralık 2018, Çarşamba
Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın da üzerine bastırarak söylediği gibi belediye başkan adaylarımız öncelikle gönüller de yerini almış ve halkın sevgisini kazanmış kimseler olmalıdır. Halkın sevgisini alanlar ve gönüller de yer edinenler hangi konum ve makama gelirlerse gelsinler kesinlikle ama kesinlikle bu halktan kopamazlar.
 
Bir belediye başkan adayını tanımlamamız gerekirse olması gerekenleri şu şekilde sıralayabiliriz:
 
-Halkına karşı tamamen samimi duygularla yaklaşıp, yapmacık hareketlerle değil içten davranmalıdır.
 
-Kendisine oyuyla omuz veren bu halkın; düğününde halayına,cenazesinde tabutuna omuz veren biri olmalıdır.
 
-Üzerine bin bir türlü iftira atılsa bile öyle bir ‘’güven’’ vermelidir ki “Kesinlikle iftiradır, o yapmaz!” dedirtmelidir.
 
-Gönüllerde yer edinmeli, bir dua vaktinde eller semaya doğrulduğunda dualar da yer almalıdır.
 
-Hz.Ömer (r.a) gibi garibanların yanında olup, onların ihtiyaçlarıyla özellikle ilgilenmeli ve bunları haber olsun diye değil de gizlilik içerisinde yapmalıdır.
 
-Garip gurebayı dinlemeli sorunlarına çare ve çözümler bulmalıdır..
 
-Çalışmış olduğu arkadaşlarında ego ile hareket ederek halkı küçük gören idarecileri kesinlikle uzaklaştırmalı bu konuda Osmanlı Devleti’ni örnek almalıdır.
 
(Osmanlı Devleti halkın içinde çok sevilen ve saygı gören şahısları devlet çatısı altında toplar halkla iletişimi onlarla sağlardı)
 
-Devletin vermiş olduğu bütçeyi asli görevlerinde kullanmalı; deyim yerindeyse har vurup harman savurmamalıdır.
 
-Sayın Cumhurbaşkanımız, muhtarlarla her ay düzenli olarak toplantı düzenleyerek devletin en alt idare kısmının düşüncelerine ne kadar değer verdiğini göstermektedir. Bunu örnek bilerek STK, muhtar ve düşünürlerin fikirlerine kesinlikle önem vermeli '’ben‘’duygusundan çıkıp, bizliği yönetim içerisine alarak ortak akla önem vermelidir.
 
-Şehrini çok iyi tanımalı, eksiklerini bilerek üretici bir zekayla şehrini her anlamda kaldırmalı diğer şehirlerden farklı hale getirmelidir.
 
-Herkesin yaptıklarıyla değil, herkesin örnek aldığı bir idari sistemi kurmalı ve o düzende çalışarak başarıyı farklılıklarla zenginleştirmelidir.
 
-Cesur ve başarıya aç bir tavır sergileyerek her zaman daha iyi olmalıyım düşüncesini kendine dert edinmeli ve aklından hiç çıkarmamalıdır.
 
Bu yazdıklarım halkın gönlünde yer edinmek demektir ve halkın gönlünde yer edinenlerin tüm hayallerinin peşinden bu halk gözü kapalı gider. Öyle bir milletiz ki sevdiğimizle ölümü sorgusuz göze alır ölüme gideriz, sevmediğimizle de ağzıyla kuş tutsa gönlümüzde barınmasına izin vermeyiz.
 
Gönüllerde yer edinmiş ve söylediğim tüm sözleri sonuna kadar hak eden bir isimle yazımızı noktalayalım..
 
12 yıldır hafta içi her gün halka dair radyo programı yapıyorum. Sürekli olarak yayına dinleyiciler alıp, konuşmalarını, dertlerini, sevinçlerini anlatmalarını sağlıyorum. O zamanlarda ismini çok duyduğum fakat yanına gidip konuşmak nasip olmayan Kayseri Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Mustafa Yalçın beyefendi hakkında çok olumlu ve duygulandıran yorumlar almaya başladım.
 
Bunun üzerine randevu dahi almadan görüşmeye gittim. Sekreteri benim geldiğimi söyleyince hemen içeri buyur etti, girdim ve şiir dolu, edebiyat aşkıyla yaşayan, vatan, millet duygusunu kendisine yol bilen bir insan olduğunu gördüm. Muhabbetimiz devam ederken bir anda kapı açıldı ve yaşlı mı yaşlı, beli bükülmüş sakalları pamuksu beyaz, pantolonu ve yırtılmış şapkasıyla bir yaşlı amca elinde bir poşet üzümle giriş yaptı. Genel Sekreter Mustafa Yalçın hemen ayağa kalkıp amcanın yanına gitti ve kapıda karşıladı.Elinden öpüp başına koyup oturması için içeri davet etti. Amca ise: “Başkanım sizi işinizden alıkoymak istemem, ben şu üzümü bırakıp gideceğim.” dedi ve gözleri dolu bir şekilde konuşmaya başladı:” Siz eşim ve beni yoğun yağmurun altında belediyenin kapısında görmüştünüz, biranda yanımıza gelerek bizi evimize kadar arabanızla bırakmıştınız.Benim hanım o gün size o kadar dua etti ki her namazda sizi anmadan tesbihini tamamlamadı. O gün eve getirdiğinizde pencereden bakıp: “Bey şu üzüm salkımlarını bıraksın da evladımıza götür.” demişti, şimdi bıraktı. Hanım yakın zamanda sizlere ömür vefat etti, onun son arzusunu yerine getirerek ben toplayıp getirdim.” dedi ve üzümleri bırakıp Mustafa Yalçın Başkanımızın ısrarına rağmen kalmayıp gitti. O gün yaşadığımız bu hadise hem Genel Sekreterimizi hem de beni çok fazla etkilemişti.
 
Bir insanın küçücük gönlünde yer edinmek, binlerce km’lik yol yapmaktan ve şehri çağ atlatmaktan çok daha başarılı bir iş olsa gerek. Mustafa Yalçın Başkanımız gibi yürekli ve gönüllerde yer edinmiş insanların bu makamlarda olması ümidiyle...

En Çok Okunan Yazıları

DİĞER YAZILAR
Copyright 2016 Tüm Hakları Saklıdır