menüler
HAVA DURUMU

XIX. YÜZYILDA ORTA ANADOLUDA BİR OSMANLI KAZASI DEVELİ

İlhami ŞEKERCİOĞLU
İlhami ŞEKERCİOĞLU
10 Nisan 2018, Salı
Develi ve Tarihi hakkında bir takım akademik çalışmalar yapılmıştır. Bunlardan bir tanesi de Develi doğumlu Akademisyen Mehmet Süme’nin “XIX. Yüzyılda Orta Anadolu’da Bir Osmanlı Kazası Develi” isimli çalışmasıdır. Bu çalışma, Develi Belediyesi Kültür ve Sosyal İşleri Müdürlüğü tarafından yayınlan tüm kitaplarda olduğu gibi Develi Belediye Başkanı Sayın Mehmet Cabbar’ın değerlendirme yazısından sonra Akademisyen Kitabevi tarafından yayınlandı.
 
Mehmet Süme 1967 yılı Develi doğumludur. İlk orta ve lise eğitimini Develide tamamladı. 1988 yılında Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Tarih bölümünden mezun oldu. Yüksek Lisans Eğitimini “42 Numaralı Develi Şeriye Sicilinin Transkripsiyonu ve değerlendirilmesi” adlı tezini Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde tamamladı. Doktora Eğitimini ise Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde yaptı. Doktora tezi “Develi Kazası 1839-1910” adlı çalışmasıdır. Halen Bolu İzzet Üniversitesi Tarih Bölümünde öğretim üyesi olarak devam etmektedir. Mehmet Süme evli dört çocuk babasıdır.
 
Mehmet Süme yapmış olduğu bu çalışmada, Develide göçler dâhil tüm yaşam alanlarını ilgili tarihi kaynaklara dayalı olarak ortaya koymuştur.
 
Göçmenlerin Develiye İskânı: 19 ve 20. YY Osmanlı Nüfusuyla ilgili yapılan bir çalışmada, Osmanlı toraklarına yapılan göçler ele alınmadığı takdirde yapılan tüm çalışmalar eksik kalacaktır denmektedir. 19 YY. Osmanlı Devletinin siyasi coğrafyası büyük değişikliklere uğradı. Aynı zamanda ülke büyük nüfus hareketlerine sahne oldu. Bu hareketler hem nüfusun dağılımını, yerleşme düzenini hem de ekonomik ve sosyal yapıyı derinden etkiledi. Nüfus hareketlerini meydana getiren başlıca faktör kaybedilen topraklar ve neticesinde yaşanan göçlerdi. Osmanlı Devletinin hem Rusya’ya karşı giriştiği savaşlarda mağlup olması, hem de Balkanlarda savaşlar sonucunda, terk etmek zorunda kaldığı topraklar üzerinde yaşayan binlerce Türk Ahali Anadolu yönünde göç etmeye başladı.
 
Osmanlı Devletine yönelik ilk göç kırım üzerinden oldu. 1774 Küçük Kaynarca Antlaşmasıyla Kırım üzerinde egemenlik kurmaya başlayan Rusya’nın baskıları karşısında burada bulunan Türk Nüfus 1790’lardan itibaren Osmanlı sınırları içerisine doğru göç etmeye başladı. Osmanlı Devleti ile Rusya arasında meydana gelen her savaş daha sonraki yıllarda bu göç hareketlerini daha da hızlandırdı. 1790-1865 yılları arasında Kırımdan Osmanlı ülkesine göç eden ahalinin sayısı yaklaşık 700 000 civarındaydı.
 
Rusya’nın baskıları sonucunda başlayan göç sadece Kırım’dan olmamıştır. 1856 Kırım Savaşından sonra da üzerlerinde olan Rus bakısının artmasıyla Kafkaslardan Osmanlı Ülkesine yoğun bir göç dalgası başlamıştır. 1881-1914 yılları arasında göç edenlerin sayısı 500 000 civarındaydı.
 
Şüphesiz ki Osmanlı Ülkesine yönelik diğer bir göç dalgası da Balkanlar yönünden geldi. 1913’te Balkan Savaşlarının kaybedilmesi üzerine Doğu Rumeli hariç bütün Balkan Toprakları devletin elinden çıktı. Buralar da yaşayan Türk Ahalinin o/o 7O’i göç etmek zorunda kaldı.
 
Osmanlı Devleti, sınırlarına yönelik bu çok kapsamlı göç hareketleri karşısında göçmenlerin ihtiyaçlarını karşılayarak onları uygun yerlere yerleştirecek bir teşkilata sahip değildi. Kırım Savaşından sonra yaşanan büyük göç dalgası devleti bu konuda bir takım kararlar almaya mecbur etti. 1860’ta kurulan Muhacirin Komisyonu vasıtasıyla göçler karşısında tedbirler alınmaya başlandı. Muhacirin Komisyonu göçmenlerin nakli, iskânı, ev bark ve toprak sahibi olup yeniden üretici duruma geçmeleri, iskân edildikleri yerlere uyum sağlamaları gibi çok güç ve karmaşık görevleri başarmaya çalıştı. 1878’de İdare-i Umumiye-i Muhacirin Komisyonu ve buna bağlı olarak Muhacirin Müdürlükleri kuruldu. 1914’te ise aynı amaçlara yönelik *Aşair ( aynı soydan gelen aile, oymak, aşiretin çoğulu aşiretrler.) ve Muhacirin Müdüriyetleri kuruldu. Komisyon önceleri aşiretleri de faaliyet sahası içerisine aldı. Develi
 
ve çevresine gelen muhacirlerin iskânını sağlamak ve ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla Muhacirin Müdürlüğüne bağlı olarak Develi Muhacir Dairesi kurulmuştu. Develiye hem Balkanlardan hem de Kafkaslardan göçler olmuştur. Develiye bağlı Taşçı Karyesine Batum ve Rumeli’nden gelen göçmenler yerleştirildi. (Bu göçler sırasında Taşçı Karyesi ile birlikte Köyüm olan Develi Çukuryurt Köyüne de Rumeli ve Batum’dan gelen göçerler yerleştirilmişlerdir. Burada kullanılan Batum ifadesi o dönemde Artvin il olmadığından ve Batum’a bağlı olduğu için kullanılmıştır.)
 
Develi’ye Balkanlar üzerinden göçler de olmuştur. Kitapta ”Aile Bahsinde” muhalaa türü boşanma örneğinde adı geçen, Ümmügülsüm Binti Mustafa, Develi Fenese İslam Mahallesinde ikamet etmekte olup Niş Muhacirlerindendi. * (Muhalaa Boşanma: Kadının kocasına ödediği para karşılığı kendi isteği ile boşanmasıdır.)
 
Sayın Mehmet Süme Beyin kendi memleketi olan Develi’nin 1839-1910 yılları arası tarihini ve yaşananları konu alan bu çalışması gerçekten her türlü takdire layıktır. Tüm Develi’ler için Tarihi kaynak niteliğinde olan bir başvuru kitabıdır. Bu güzel eseri hazırlayan, yayınlayan ve bir şekilde emeği geçenlere teşekkür ediyorum.

En Çok Okunan Yazıları

DİĞER YAZILAR
    Copyright 2016 Tüm Hakları Saklıdır