menüler
HAVA DURUMU

BAYRAMI BAYRAM GİBİ...

Hürmet FEYZİOĞLU
Hürmet FEYZİOĞLU
01 Haziran 2019, Cumartesi
Ne güzeldir milli ve dini bayramlarımız…
29 Ekim, 23 Nisan, 19 Mayıs ve 30 Ağustoslarda
vatanı vatan yapan değerleri pekiştirir, Cumhuriyet
çatısı altında özgürce yaşıyor olmanın önemini
tekrar tekrar hatırlamış oluruz.
Her 29 Ekim’de TBMM’nin Cumhuriyet
rejimini ilan etmesini, 23 Nisan’da Türkiye Büyük
Millet Meclisi’nin açılışını, 19 Mayıs’ta Atatürk’ün
Samsun’a ayak basarak kurtuluş mücadelesinin fitilini
ateşlediğini, 30 Ağustos’ta Başkomutanlık Meydan
Muharebesi’nin kazanılışını övgüyle kutluyoruz.
Teşekkürlerimizi yürekten göndeririz Mustafa
Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına.
Rahmet diler, ülkenin birlik ve bütünlüğünün
savaşlarla, direnişlerle bir kez daha sınanmaması
için dua ederiz. Her vatandaşın bu ülkenin geleceğini
kurtarabilmek adına kendinden ve sevdiklerinden
ödün veren Atatürk’e, silah ve çalışma arkadaşlarına
borcu olduğu unutulmamalı. Geçmişini unutan neslin,
geleceğini doğru inşa edebilmesi mümkün olmadığı
açıktır. Söz konusu vatansa gerisi teferruattır…
Ramazan Bayramı… 
Bazı insanların şeker bayramı söylemlerinde
ısrar ettiği Ramazan Bayramı’nın enerjisi ne güzel
ne kıymetlidir. Bir ay boyunca oruç tutan Müslüman
âleminin üç günlük bayram süresince akraba ve sevdikleriyle
zaman geçirmesi, el öpmesi, hatır sormasının
verdiği huzurun yerine geçebilecek başka hiçbir gün
telaffuz edilemez. Özenle hazırlanan ikramlıklar,
bayram temizlikleri, çocuklara verilmek
üzere cüzdanın bir köşesine ayrılan harçlıklar, çikolatanın
en fındıklısı lokumun en fıstıklısının şekerliklere
dizilişi, biten kolonya şişelerinin doldurulması... Geçmişten
günümüze en doğal haliyle getirmeye çalıştığımız
bu gelenekleri kaybetmemek adına çaba göstermemiz,
çocuklarımızın ve torunlarımızın bayram
geleneğini yaşayabilmeleri adına kritiktir. Bayramlar
insanları birleştirici, bütünleştirici misyonları ile
insanlığın sona ereceği ana kadar ayakta kalmaya mecburdur…
Kurban Bayramı…
Paylaşmanın önemine  dikkat çeken, komşunuz
açken tok yatmayın zihniyetini ısrarla pekiştiren
bayramımız. Maddi durumu elverişli olmadığından sıkça
et yiyemeyen insanlara üslubunca ikram edilen
etler ne büyük sevabı temsil eder. Üslubunca? “Sağ
elin verdiğini sol elin bilmemesi”anlayışına hâkim,
karşımızdaki insanı rencide etmekten uzak, dillendirmeden
gölge gibi sunmaktır asıl olan. Yediğini yedirmek,
içtiğini içirmek ve giydiğini giydirmektir. Bunun dışında
kalanlar amacını aşmış, sevaptan uzak şahsi reklam
çalışmalarından öteye gitmez… Türkiye çatısı altında yaşayan
insanların,milli ve dini değerleriyle bir bütün
olduğu aşikârdır. Tebessüm etmek, selam vermek, iyilik
yapmak için bayram beklemeye lüzum yok. Emin olun
niyet iyi olursa her güne bir bayram sığdırabiliriz…

En Çok Okunan Yazıları

DİĞER YAZILAR
Copyright 2016 Tüm Hakları Saklıdır