menüler
HAVA DURUMU

KALKINMA PLANI

Celal DOĞAN
Celal DOĞAN
31 Mart 2018, Cumartesi

          Kalkınma planı; bir ülkenin tamamı ve belirli bir bölgesi için, ekonomik sosyal alanda kalkındırmak amacıyla yer, zaman ve sektör olarak hangi yatırımların yapılacağını ayrıntılı olarak gösteren planlardır. Bu planların en önemli özelliği; gerçekleştirilmesi kamu için zorunlu, özel sektör için ise teşvik edici oluşudur. Belirli dönemler aralığında uygulanmak amacıyla hazırlanan bu planlar, yalnız ekonominin rakamsal olarak büyümesi değil, bunun yanında insani gelişmişlik, bilgi toplumu, küresel rekabet ortamında avantaj elde etme, sürdürebilirlik gibi unsurları da kapsar. Bir bütünlük içersinde, ülkenin sahip olduğu mevcut potansiyel kaynaklarının, bölgelerin dinamiklerinin ve insanımızın beyin gücünün rasyonel olarak değerlendirilmesi ile mümkün olup, tamamen geleceğe yöneliktir. Dünyanın birçok ülkeleri bu planlarlı hazırlayıp, uygulamaktadır. Ayrıca yine BM (Birleşmiş Milletler Örgütü) dünyanın birçok ülkedeki ekonomik ve sosyal sorunları gidermeye yönelik, birçok ülke ile ortak kalkınma planları hazırlamaktadır.

             Kalkınma planlarlının vermiş önemli bilgi;  ortada çözülmesi gereken bir sorunun var olduğudur. Bir girişimcinin ilk adımı girişim fikrini tespit etmektir. İşte bu planlar aracılığı ile mevcut hangi ekonomik, sosyal alanlarda çözüm bekleyen sorunların çözüm beklediği fikrine ulaşılır. “EKONOMİK SORUNLAR, YATIRIM PROJELERİNİN UYGULANMASI İLE ÇÖZÜLÜR”  düşüncesini bir ilke olarak kabul eden, girişimci veya girişimci adayı, dünyanın hangi ülkesinde, hangi sektörde var olan ekonomik sosyal meseleleri, o ülkenin kalkınma planlarlını da inceleyerek, karar verme aşamasında, başka kaynaklardan elde etmiş olduğu bulgularla beraber değerlendirilebilinir. 

               Birleşmiş Milletler tüm dünyada yoksulluğu önlemek amacıyla, tüm dünya ülkelerini ilgilendiren kalkınma planları oluşturmaktadır. BM’nin 193 ülkenin imzasıyla kabul edilen, 2030 “Sürdürülebilinir Kalkınma Hedefleri” başlığı altındaki planın 2. Maddesi “ Açlığı bitirmek, gıda güvenliğini sağlamak, beslenme imkanlarını artırmak ve sürdürülebilinir tarımı desteklemek”  hedeflenmektedir.  Bu maddeden  çıkarılacak sonuç, yoksullukla mücadele kapsamında, tarım alanında yatırımların yapılıp ve buna süreklilik kazandırmaktır.  

               Ülkemizin 2014-2018 yılları arasını kapsayan kalkınma planında “ Yüksek ve istikrarlı büyüme için kamu ve özel kesim yatırımları, birbirlerini tamamlayacak şekilde, bütüncül bir bakış açısıyla ele alınacaktır”  diye planlanmıştır. Kalkınmayı sağlayacak özel sektör yatırımları da, tıpkı kamu yatırımları gibi değerlendirilmektedir. Bu anlamda yeni girişimciler ve mevcut işletmelerimiz için yeni avantajlar sunabilir. 

               Kalkınma planları; eğitim, sağlık, enerji, tarım, madencilik, hizmet sektörü gibi alanlarda yapılacak yatırımları ayrıntılı olarak gösterir. Özel sektörü ilgilendiren diğer bir yönü ise, devlet bu planları gerçekleştirme yöntemi ise, ihale usul kanunları çerçevesinde açık ya da kapalı yöntemle ihale yönetimidir. Devletin önceden ilan etmiş olduğu şartlara sahip, her firma bu ihale ya da ihalelere iştirak hakkı vardır. Bunu bir fırsat olarak algılayan herhangi bir işletme, bu planların ihtiva etmiş olduğu yatırım kalemlerini kapsamlı olarak inceler, tasnif ederek ve kararını verir.  Adı geçen ilgili firma, sahip olduğu ekonomik potansiyeli bu yöne donatır ve gerekli hazırlığını yapar. Burada kalkınma planının fonksiyonu mevcut işletmeler için yeni bir iş imkanı olduğu gibi, bu plandan faydalanmak isteyen girişimcileri de sektöre çeker. Ayrıca planda yer alan her konu, ülkedeki ekonomik parametreler hakkında bir bilgi verme özelliği taşır.

               10. Kalkınma planında 2018 yılında, kadınların iş gücüne katılması %39,4 olarak planlanmıştır. Bu veri istihdam edilmek isteyen hanımefendiler için bir ön bilgi bağlamında bir imkan sunmaktadır. Yine söz konusu kalkınma hedefinde brüt okullaşma oranında, okul öncesi eğitimin %70 e çıkarılacağı vurgulanmıştır. Bu veri uzun vadede bilinçli bir tüketici kitlesinin oluşacağı konusunda fikir vermektedir. Ayrıca eğitim sektörüne yatırım yapmak isteyen girişimci adayları için bir bilgidir. AR-GE (Araştırma-Geliştirme) harcamalarının, milli gelire oranı %1,8 e çıkartılacağı planlanmıştır. Buradan çıkarılacak sonuç ülke üretim ve yönetim alanlarında yeni teknoloji, yeni bilgi oluşacak ve dünyada ki değişen teknolojilerden anında haberdar olunup, gereken yapılacaktır.

             Turizm sektörüne ait, planlanan ziyaretçi sayısı 42 milyon ve turizm gelirlerinin 45. Milyar dolara yükseltilmesi planlanmıştır. Bunu kısaca yorumlamak gerekir ise; mevcut turizm işletmelerinin kapasitelerini genişletme, sektöre yeni girişimcilerin girmesi muhtemeldir. Ayrıca bu sektörde yeni istihdam alanlarının oluşacağı ve iş gücü talebinin yükseleceği düşüncesini kazandırır.  

     Saygı değer okuyucularım: Bu hafta, kalkınma planlarının, özel sektörü için teşvik edici özelliği taşıması nedeniyle, mevcut işletmelerimiz ve girişimci adaylarımız için fikir verebilir düşüncesiyle, bu konuyu kaleme aldım. Kapsamlı araştırma aşamasında, sizlere fikir verme bağlamında katkı sunabilir.

          Hepinizi selamlıyor, saygılar sunuyorum..!

 

En Çok Okunan Yazıları

DİĞER YAZILAR
    Copyright 2016 Tüm Hakları Saklıdır