menüler
HAVA DURUMU

Uzun süren bir sessizlikti!

Berna UTAŞ
Berna UTAŞ
23 Kasım 2016, Çarşamba

4 aydır tek cümle bile yazmadan, tek satır okumadan, müzik dinlemeden öylesine yaşamıştı. Sessizliği bozmanın zamanı gelmişte geçiyordu bile... Tekrar kelimelerin, cümlelerin içerisine kaybolmalı, harflerle dans etmeye başlamalıydı...

Ne çok şey yaşamıştı son aylarda. Dönüp arkaya bakmamak gerektiğini biliyordu ama bakmadan da edemiyordu. Her şeyin patlak verdiği o yılbaşı gecesi, hayatının en büyük, belki de en zorlu kararını almış, daha o karara adapte olamadan yaşadığı şehri terk etmiş, uzun çabalar sonrasında mesleğinin tam zirvesine oturmuş iken o çok sevdiği işini, arkadaşlarını ve dostlarını arkasında bırakarak başka bir şehirde her şeye yeniden başlama kararı almıştı...

Kolay olacağını, yaşadığı mekândan kurtulunca her şeyi unutacağını sanmıştı! Ama hiç bir şey öyle olmadı... Dünyanın neresine giderse gitsin hafızasını silemeyeceğini öğrenmişti...

Birde hiç kimseyi çok sevmemesi gerektiğini... Çünkü hepsi gelip geçmişti hayatından... İnsan dostundan, arkadaşından ve hatta yeri geldiği zaman aşkından bile vazgeçebiliyordu...

Hafızasının zaman zaman oynadığı oyunlar olmasa aslında her şeyi unutmaya dünden razıydı. Dejavu dedikleri şey son zamanlarda sık sık karşısına çıkıp, beklemediği oyunlarla beynini bulandırıyordu...

Geçeceğini biliyor lakin artık savaşmak istemiyordu sadece... Her şeyin bittiğini düşündüğü anlarda yıkılmaması gerektiğini düşünerek tekrardan, bazen istemsizce tutunmaya çalışıyordu hayata.

“Daha kötüsü ne olabilir ki!” cümlesini düşündüğü anın birinde ondan belki de bin kat daha kötü şeyler yaşamıştı. Bundan daha kötüsü ne olabilir fikrini aklının hiç bir zerresinden dahi geçirmiyordu onun için. Elbette bir kademe daha yükseği ve kötüsü olabilirdi.

Önce ki yıl bu tarihlerle denk gelen fotoğraflarına rastladığında içinde hissettiği acının tarifini bulamadı. O günlerde sabah erken saatte kalktığında eğer bir parça bulut yoksa ve güneş yüzünü gösterdiyse ondan bile büyük keyif alıyordu. Çok sevdiği kitabı bitmesin diye araya başka kitaplar koyup onları okuyordu. Pazar günleri bisikletini alıp rüzgârın saçlarıyla dans etmesini taaaa içinde yaşıyordu...

Evet dedi her şeye yeniden başlayabilirim. Ben yine eski ben olabilirim!

Dip not: Her insanın yaşadığı en az iki hayatı vardır. Biri bildiğimiz vitrinlik, diğeri bilmediğiniz derinlik!

En Çok Okunan Yazıları

DİĞER YAZILAR
Copyright 2016 Tüm Hakları Saklıdır