menüler
HAVA DURUMU

YAKIN TARİHİMİZİN UTANÇ GÜNÜ, 12 EYLÜL 1980

Ahmet TAŞ
Ahmet TAŞ
14 Eylül 2018, Cuma

12 Eylül 1980 günü Türkiye’de 10 yıl kadar süren anarşi ve kardeş kavgasını bir anda sona erdiren, tüm ülkede sıkıyönetim ilan edilerek asayişin sağlandığı, asker eliyle yaptırılan, ABD destekli, kökü dışarda kanlı darbe ve zulüm döneminin başladığı gün.

Bu hafta 12 Eylül 1980 kanlı darbesinin 38. Yıl dönümüydü. Ne olmuştu 12 Eylül 1980 darbe sürecinde?

1970’ten 1980’e kadar süren 10 yıllık zaman dilimi içinde gençler arasında devam eden sağ-sol çatışmasında 5 bin gencimiz hayatının baharında ideolojik kardeş kavgasında, Gümrük Bakanı değerli devlet adamı Gün SAZAK’ta aralarında olmak üzere hayatını kaybetmişti. Siyasetçilerin uzlaşamayıp hükümet kurmakta zorlandığı, meclisin ortak noktada birleşip Cumhurbaşkanını seçemediği, ülkede güvenlik içinde can kaygısı olmadan yaşamanın imkansız olduğu yönetim durumu yaşanır hale gelmişti 12 Eylül darbesinin öncesinde.

ABD destekli, milletin bağrından çıkan ordu içinde oluşturulan komuta konseyi içinde hiyerarşik yapıda meydana getirilen cunta, ülkenin içinde bulunduğu kaos durumunu bir müddet izlemiş daha sonra darbe için şartların olgunlaştığına kanaat getirerek kurtarıcı edasıyla silahlı ve akabinde kanlı bir darbe ile ülke idaresine el koymuştu.

Önce tüm Türkiye’de sıkıyönetim ilan edilerek güvenlik sağlanmış, ardından yürürlükte olan anayasa ortadan kaldırılmış, hükümete görevden el çektirilmiş, siyasi partiler kapatılmış, seçilmiş belediye başkanlarının görevine son verilmiş yerlerine darbecilerin uygun gördüğü elemanlar getirilmiş, tüm Türkiye’de tutuklamalar, sorgulamalar ve cezalandırmalar başlatılmıştı.

Özellikle ülkücüler, solcular ve İslamcılar bu dönemde büyük zulümler görmüşler, başta DİYARBAKIR ve MAMAK cezaevleri olmak üzere ülkenin her yerinde cezaevleri ve karakollarda ülke insanları ağır işkence ve hakaretlere maruz kalmışlardır. Yıllar süren sorgulama ve mahkemelerin sonucunda bu insanların bir kısmı hayatını kaybetmiş, bir kısmı sakat kalmış, bir kısmı da on yılları bulan hapis cezalarıyla cezalandırılmıştır.

Komuta konseyinin başındaki Kenan EVREN’in deyimiyle “1 sağdan 1 soldan astık, asmayıp da besleyelim mi?” anlayışı ile 50 genç, konseyin verdiği idam kararıyla asılarak idam edilmiş toplamda 1208 vatandaşımız darbecilerin zulümleri sonucu katledilmiştir.

Dönemin mağdurlarından Erdal EREN’i, Sacid ADALI’yı, darbe lideri Kenan EVREN’in “O çocuk suçsuzdu, solcu gence karşılık olarak idam ettik.” dediği Mustafa PEHLİVANOĞLU’nu ve 2,5 yılı hücrede olmak üzere 7,5 yıl Mamak zindanlarında ömrü çalınan Büyük Birlik Partisi kurucu başkanı Muhsin YAZICIOĞLU’nu bu millet unutmadı, unutmaz da.

2 yıldan fazla süren darbe döneminde 673 bin insanımız cuntacılarca fişlendi, 15 bin insanımız vatandaşlıktan çıkarıldı, 45 bin insanımız işinden atıldı, 170 ton altın rezervimiz ABD’ye kaçırıldı, millet bunları unutmadı.

Ülkemize ve insanımıza derin acılar yaşatan darbecilerin kendi insanımıza olmadık zulüm ve hakaretler yaptığı PKK kanlı terör örgütünün kuruluş ve büyümesine zemin hazırlayan 12 Eylül 1980 kanlı darbesini yapanlar darbeden 30 yıl sonra 2010’da yapılan anayasa değişikliği le yargılanmaya başladılar. Rütbeleri söküldü, unvanları iptal idildi. Öldüklerinde cenazeleri sahipsiz kaldı ama dönemin acıları unutulmadı, unutulmamalı da!

12 Eylül yakın tarihimizde kara bir leke olup, gelecek nesillere bu ihanet ve zulüm dönemini unutturmamak için konu okulların müfredatlarında yerini almalı ve bir daha yaşanmaması için her türlü idari ve hukuki tedbir gözden geçirilmelidir.

Bu vesile ile dönemin katledilen mazlumlarına Allah’tan rahmet, yaralanan ve sıkıntı görenlerine hayatta kalanlarına hayırlı ömürler diliyorum. 38. yıl dönümünde hatırlayan ve mağdurlarını rahmet ve minnetle anan kurum, kuruluş, basın dünyamız ve erdemli insanlarımızı tebrik ediyorum.

Selam ve dua ile

En Çok Okunan Yazıları

DİĞER YAZILAR
    Copyright 2016 Tüm Hakları Saklıdır