menüler
HAVA DURUMU

SAVAŞ MEYDANI MI?

Ahmet TAŞ
Ahmet TAŞ
06 Eylül 2018, Perşembe
Ülkemiz yıllardır terör saldırıları ve doğal afetlerde olmak üzere binlerce insanını kaybetti, etmeye de devam ediyor.
 
Bizim gibi dünyanın en stratejik bölgelerinden birinde olan, bulunduğu coğrafya sahip olduğu zenginlikleri itibarıyla en acımasız, gaddar ve kalleş emperyalist güçlerin iştahını kabartan pozisyondaki bir ülkeyi alt etmek için kukla terör örgütleri her zaman bulunur, bulunuyor da.
 
Varlığımıza yönelik saldırıları ortadan kaldırmak için yapılan mücadelelerde güvenlik güçleri başta olmak üzere kadın erkek, genç yaşlı, resmi sivil tüm hayatını kaybedenleri rahmetle, minnetle anıyorum. Ne diyordu şair “Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.” Ne yazık ki uğrunda can verilmeden vatanda korunamıyor.
 
Savaşlarda ve ülkeyi korumak için yapılan güvenlik mücadelelerindeki insan kaybımızın dışında bazen bir günde, bir haftada onlarca, yüzlerce insanımızın hayatını kaybetmesi. Onlarcası ve yüzlercesinin yaralanması kaybolan insan kaynağımızın yanında milyarlarca liralık milli servetin de yok olması devletimizi ve insanımızı derinden yaralıyor.
 
Geçen haftalarda idrak ettiğimiz mübarek Kurban Bayramında meydana gelen trafik kazalarında 142 vatandaşımız hayatını kaybetti, 860 vatandaşımızda yaralandı. Ocaklara ateş düştü, analar ağladı, çocuklar yetim, eşler dul kaldı. Ülkemiz ve insanımız büyük acılar yaşadı.
 
Geçen Pazar günü gün boyu medya haberlerini izlemeye çalıştım. Gaziantep’te kamyonet minibüs çarpışmasında 8 vatandaşımız, Adapazarın da hafifi ticari aracın karşı şeritten gelen motosikletliye çarpması sonucu 7 kişi, Afyonkarahisar da yolcu otobüsünün devrilmesi sonucu 2 kişi, bunun dışında hatıryalamadığım diğer kazalarla birlikte bir günde 25 vatandaşımız trafik kazalarında hayatını kaybetti, 50’den fazla vatandaşımızda yaralandı. Ölenlere Allahtan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum.
 
Bu olaylardan bir gün sonra Mersin’den bir katliam haberi ajanslara düştü. 2 katlı bir evin damında 5 vatandaşımız öldürülmüş halde bulundu. Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre şizofreni hastası olduğu bildirilen 42 yaşındaki baba 35 yaşındaki eşini, yaşları 17 ile 5 arasında değişen 3 çocuğunu silahla öldürdükten sonra intihar etmişti. Uzun emeklerle kurulan 5 kişilik bir aile bir anda yok olmuştu.
 
İnsanımızı derin acıya gark eden bu ölümlü kayıplarımızı savaşta kaybetmedik. Deprem, sel, yangın, salgın hastalık gibi tabii afetlerde yaşamadık. Ama bayram tatilinde 150’ye yakın ölüm, bin’e yakın yaralı, daha sonra 1 günde 25’e yakın ölüm ve 50’ye yakın yaralı olayı bu ülkede yaşandı. Aynı zamanda bir aileden 5 kişinin ölümü de bir anda yaşandı. Bu acılara can dayanmaz desek yeridir.
 
Uzmanlar ve yetkililer trafik kazalarının %90’dan fazlasının sürücü hatalarından ve kural ihlallerinden meydana geldiğini söylüyorlar. Mersin’de ki olayda da şizofreni hastası işsiz bir babanın devletin ve yakınlarının sahip çıkamaması sonucu bunalıma girerek ailesini katletmesi söz konusu.
 
Acaba diyorum neyi eksik bırakıyoruz da, nerede hata yapıyoruz da bu acı olayları yaşıyoruz. Gençlerimiz, kadınlarımız, çocuklarımız, emeklilerimiz istenmeyen eli ve acı olaylarda can verip ülkemize ve insanımıza derin acıların yaşatılmasına sebep oluyor.
 
Devlet idarecilerimiz, güvenlik güçlerimiz, akil insanlarımız, diyanet ve eğitim teşkilatlarımız, akrabalarımız, cemaatlerimiz, cemiyetlerimiz, sendikalarımız diğer STK’larımız sorumlulukları altında olan insanları her yönüyle takip edip iyi ve kötü günde sahiplenmeyi beceremiyorlar mı? Yanlış yapana engel olmanın, derdini dinleyip çare bulmanın, güzel günlerini takdir edip, tebrik edip mükafaat vermenin yollarını bilemiyor muyuz?
 
Ülkemiz “Savaşta mı ki” bu kadar kısa sürede bu kadar can kaybımızı, yaralımız oluyor, bu kadar milli servetimiz ortadan kalkıyor ve bizler istenmeyen acıları yaşıyoruz.
 
Allah bizleri aklıselim ile yaşamaya, yaratanın hatırına yaratılana sahip çıkıp onlara kol kanat germeyi nasip etsin.
 
Selam ve dua ile

En Çok Okunan Yazıları

DİĞER YAZILAR
    Copyright 2016 Tüm Hakları Saklıdır