menüler
HAVA DURUMU

Cenazede Kıymalı Vermenin Dinde ki Yeri Nedir?

Abdullatif ACAR
Abdullatif ACAR
30 Kasım 2018, Cuma
Bidat, dinin aslından olmayan ve şer’i delillere isnat etmeden sünnete aykırı olarak icat edilen şeylerdir. Kabul görmeyen bidat şekli budur. Bugün gelenek ve görenekleri dinin önüne geçirip, dini unutan bir anlayışın olduğunu inkâr etmemiz mümkün değildir. Kur’an’ı ve Peygamber’i referans almadığımız müddetçe birçok davranışlarımızla dinimize aykırı bir hayat sürmemiz kaçınılmazdır. Sonrasında yapılan davranışların yanlışlığını defaatle anlatsanız bile, çeşitli dirençlerle karşılaşıyor ve birçok bahanelerle, yanlışta ısrarcı olunduğuna şahit oluyorsunuz. Bu yanlış gelenek ve görenek kültürden kültüre, bölgeden bölgeye değişmekle beraber temelde aynı hata ve eksikliklerden, genelde aynı anlayış ve düşünceden kaynaklanmaktadır. Özellikle cenaze sahiplerinin cenaze yemeği vermeleri bu bidatlerden sadece bir tanesidir. Bu, Allah’ın ve Peygamber’in hiç hoşuna gitmeyen; İslam’la uyuşmayan, kederli insanların dertlerine ortak olmak, onların yükünü hafifletmek esprisine de aykırı davranıştır. Bu yanlış gelenek bazı yörelerde kıymalı ikram etmek şeklinde kendini göstermektedir.
 
Şimdi niye İslam’a aykırıdır onu görelim:
 
Mute savaşında amcasının oğlu Cafer’in şehit olduğu haberi gelince Peygamberimiz(s.a.v.):
 
Cafer’in ailesi için yemek hazırlayın, çünkü başlarına kendilerini meşgul edecek bir hal geldi.(Tirmizi, Cenaiz, 21) buyurmuştur. Burada asıl olan cenaze sahiplerinin değil, yakınlarının cenazeye katılanlara yemek vermesidir. Sünnete uygun olanı da budur. Burada özellikle uzak yerlerden gelen, belki o gün geri dönme imkânı olmayan misafirler söz konusudur. Hem de cenaze sahibinin bu gibi şeylerle ilgilenmesi ona ekstradan yüktür. Çünkü kederli ve üzüntülüdür.
 
Cenazeyi teçhiz ve tekfin etmek, cenaze namazına katılmak, cenaze sahibinin derdine ortak olup sıkıntısını paylaşmak Müslüman’ın diğer Müslüman üzerindeki haklarındandır. Başkalarının cenaze yemeğini vermesi de cenaze sahibinin yükünü hafifletmiş, onu acısını kolay bir şekilde atlatmasına yardımcı olmuş olur.
 
Cenaze sahibinin bizzat bu yemeği vermesi sünnete zıt olduğu kadar özellikle dinden bir şeymiş gibi algılanmışsa da en tehlikeli bir durum söz konusu demektir. Ancak bunun dinden kaynaklandığına inananlar çok az kanımca. Genelde “kıymalıyı vermesen başkaları beni kınar babasının annesinin yakınının bir kıymalısını bile veremedi” gibi mülahazalarla, birazda duyusallığın olduğu bir anlayışla verilmesi hususunda ısrar edilir. Nasıl bir anlayışla verilirse verilsin yanlıştır. Çünkü bizim kriterimiz insanların ne dediği değil, bu hususta İslam’ın ne dediğidir.
 
Bu geleneğin müsebbipleri kadar bunu devam ettirme hususunda kararlı davrananlar, bu bidati kaldırma konusunda hiçbir gayret ve çalışmada bulunmayanlarda sorumludur. İyi bir
 
çığır açıp o yolda başkalarının yürümesine vesile olan, o hayrı yapmış gibidir. Bunun karşısında şerre sebep olanda o şerri işlemiş gibidir.
 
Peygamberimiz(s.a.v.) buyuruyor ki
 
“ İslam’da iyi bir çığır açan bunun sevabını alır. O çığırda yürüyenlerin sevabından da kendisine verilir. Fakat onların sevabından hiçbir şey eksilmez. Her kim İslam’da kötü bir çığı açarsa, o kişiye onun günahı verilir. O kötü çığırda yürüyenlerin günahından da ona pay ayrılır. Fakat onların günahlarından da hiçbir şey noksanlaşmaz.(Müslim, Zekat, 69)
 
Kötü ve uygun olmayan bu davranışlar; dinin tabiatıyla oynamak, sünnet olanı kaldırıp onun yerine başka bir anlayış yerleştirmek sadece ilgili insanlara değil dinimize de zarar vermektedir. Din hususunda yanlış algılarında oluşmasına zemin hazırlamaktadır. Din kemale ermiş, insanlar için nimet tamamlanmıştır. Öyleyse dinde olmayan bir geleneği dindeymiş gibi yaşama, farkında olalım veya olmayalım, Allah’ın gönderdiği dini beğenmemek onu kusurlu (hâşâ) görmek gibidir.
 
Şu da bir gerçektir ki bidat başka bir bidati doğurur. Hata başka bir hataya, günah başka bir günaha insanı sürükler. Dinin değerlerinden verilen tavizler insanın, hiç ummadığı tavizlerinde kapısını aralar. Kıymalı meselesinde öyle bir algı oluşmuş ki, cenaze sahipleri bu yemeyi vermek için kredi almayı yani başka bir günaha girmeyi, borç bulmak için nice sıkıntılara katlanmayı, belki çok önemli birikimlerini harcamayı dahi göze alıyorlar. Bazı yörelerde ise bu onlarca koyun kesip, bütün köylüleri doyurma gibi korkunç bir hal almış ve imkânlar elvermediği için kesmeyenler dahi kınanır duruma gelmiştir. Din, insanın yükünü hafifletmek isterken bidat ve kötü geleneklerle insanlar kendi aleyhlerine davranışlara giriyorlar, kendilerini bile-bile yükün altına sokuyorlar, hatta ömür boyu ıstırap duyacağı kötü anılara da zemin hazırlıyorlar.
 
Kötü anı diyorum, şunun için:
 
Bir arkadaşımın babası vefat etmişti. Taziyesine gittim, kuran okudum, teselli ettim. Dinine çok bağlı ve teslimiyet sahibi olan bu arkadaşımın bir şeyi dikkatimi çekti. Hiç durmadan ağlıyor, elini dizine vurup yakınıyordu. İsyana varır davranış olarak düşündüğümden “Bak kardeşim böyle yapman uygun değil, takdiri ilahi, sen böyle yapmamalısın. Yoksa Allah’ın zoruna gider.” Diyerek uyardım. Arkadaşım hüngür-hüngür ağlayarak: “Ah hocam Ah! Babam yatalaktı, ölüm onun için kurtuluştur. Elbette ki O’ndan gelene durmuş, O’na teslim olmuşuz. Lakin beni üzen insanlardan gelen, gelenek diye körü körüne sarıldığımız kıymalı meselesi.” Sorduğumda “Nedir asıl mesele?” diye
 
“Hocam babama son görevimi yerine getirmek için ta yurt dışından geldim. Ancak kıymalıyı yetiştireyim diye ne cenaze namazına katılabildim nede mezarlığa gide bildim.” Diye cevap verdi. Adeta yıkıldım. Bakın işin vahametine.
 
Son söz olarak şunu söyleyeyim: Müslümanlar bu gibi bidatleri bilinçli olarak sürdürüyorlarsa çok daha tehlikeli. Cehalet nedeniyle sürdürülüyorsa, bilmemekte mazeret olarak kabul edilmez. Kültürden kaynaklanarak devam ediliyorsa böyle bir kültür anlayışı İslam’a uygun değil. Çünkü bizim ölçümüz kuran ve Peygamberimizin sünnetidir. Çok fazla sevap kazanmak niyetiyle yapılıyorsa da bununda İslam’da yeri yok. Çünkü Günah işleyerek veya sünnete uymayan davranışlara girerek sevap kazanılmaz.
 
Selam ve dua ile…

En Çok Okunan Yazıları

DİĞER YAZILAR
    Copyright 2016 Tüm Hakları Saklıdır